...

Mesele 'halkın valisi' olmakta

Türkiye Materials 15 Aralık 2017 09:20
Mesele 'halkın valisi' olmakta
Mesele 'halkın valisi' olmakta

Читайте Trend в

Devlet, bir bakıma “vali” demektir.

Yıllar boyunca Türkiye’de katı bürokratik ve protokol kuralları dayatmacı, asık suratlı mekanizmaya dönüşerek halkla devlet arasındaki mesafeyi açmıştır. Bu realiteyi valilerin halkla kurduğu ilişki üzerinden analiz etmek/okumak pekala mümkündür.

Halkı öteki gören, içinde yaşadığı toplumun değerlerine yabancı bu zihniyetin ilelebet yaşaması mümkün değildi. Özlemle beklenen değişimin öncü ismi rahmetli Efsane vali Recep Yazıcıoğlu oldu. Yazıcıoğlu, yaptığı ilk iş halkla devlet arasına, katı protokol kurallarıyla örülen duvarı yıkmak oldu. Onun yaktığı kıvılcım, kendisinden sonra gelenlerin önünü tıpkı bir meşale gibi aydınlattı.

O meşaleyi taşıyanlardan biri o dönemde ‘efsane valinin süper kaymakamı’ olarak anılan şu an Sakarya Valisi olarak görev yapan İrfan Balkanlıoğlu oldu.

Vatandaşla iç içe yaşayan Vali Balkanlıoğlu

Görev aldığı kentlerde makamının kapısını halka açan, bununla yetinmeyip köy köy ilçe ilçe dolaşarak vatandaşın sorunlarını dinleyen Vali İrfan Balkanlıoğlu, ürettiği çözümlerle birçok icraata imza attı.

Afyonkarahisar Valisi olduğu dönemde jeotermal enerji projesini kente kazandıran Balkanlıoğlu, Bingöl'e atandığında da havalimanı ve organize sanayi gibi projelerin hayata geçirilmesine katkı sağladı.

Buradaki görevinin ardından Ordu Valiliği'ne atanan Balkanlıoğlu, 1 milyon turist hedefiyle Arap turistleri kente getirip burayı Karadeniz'in “turizm başkenti” haline dönüştürdü. Çiftçi kadınların üretimini destekleyerek onların uluslararası marka haline gelmesi için girişim başlatan Balkanlıoğlu, Ordu'dan Avrupa’ya uzanan serüvenin de baş aktörlerinden biri oldu.

Örnek ve öncü bir Vali

Hayat hikayesi de romanlara konu olabilecek, çok küçük yaşta babasını kaybeden ve yokluk içinde Anadolu’nun bir köyünde hor görülerek yaşamanın acılarıyla büyümüştür. Küçük yaşta kilim dokuyan annesine destek olmak için simit satarak, ayakkabı boyacılığı yaparak okullarını birincilikle bitirmiştir. Buna rağmen o dönemin elitist zümresi tarafından hor görülerek, ilkokul çağlarında üzerindeki pantalonun eski olmasından dolayı 23 Nisan törenlerine dahi kabul edilmemiştir.

O dönemin toplumu ötekileştiren hor gören zihniyetine ve her türlü ayrımcılığa rağmen zorlu şartlarda çalışarak Vali olan İrfan Balkanlıoğlu,

“Kimi zaman eline kamerayı alıp şehrin güzelliklerini çekip gönüllü tanıtım elçiliği yapan, kimi zaman yolda kalmış vatandaşın aracını onlarla beraber iten, yetim ve yaşlılara kendi şahsi imkanlarını da sunarak destek olan, çiftçiyle tarlada hasada yardımcı olan, kimi zaman da karda kışta aç kalmış hayvanlara kendi elleriyle yiyecek götüren, öksüz kalmış ceylan yavrularını koruma altına alan” Vali İrfan Balkanlıoğlu, bu davranışlarıyla da Orduluların ve görev yaptığı tüm illerin gönlünde taht kurar.

Tıpkı Yazıcıoğlu gibi sürekli toplumla iç içe olan Balkanlıoğlu, devlet/millet bütünleşmesine sağladığı katkı ve icraatlarıyla “yılın bürokratı” ödülüne layık görülür.

Türkiye'nin ihtiyacı dayatmacı, elitist, devletle halk arasına aşılmaz duvarlar ören zihniyet değil, içinden çıktığı topluma tepeden bakmayan, halkının değerlerine saygılı bir yönetimi genelleştirmektir.

Devletin valisi olmak kolay, mesele Vali Balkanlıoğlu gibi halkın valisi olabilmekte…

Etiketler:
Son Haberler

Son Haberler