...

İstikamet Münbiç

Türkiye Materials 3 Mart 2017 04:59
El Bab’da temizlik harekatının devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “El Bab’dan sonraki sürecimiz Münbiç istikametinde olacak. ABD başta olmak üzere koalisyon güçleriyle eğer müşterek adımlar atabilirsek Rakka sürecini de beraber yürütmenin gayreti içindeyiz” dedi
İstikamet Münbiç

Читайте Trend в

El Bab’da temizlik harekatının devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “El Bab’dan sonraki sürecimiz Münbiç istikametinde olacak. ABD başta olmak üzere koalisyon güçleriyle eğer müşterek adımlar atabilirsek Rakka sürecini de beraber yürütmenin gayreti içindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Bab’daki temizlik harekatının tamamlanmasının ardından yeni hedefin Münbiç istikametinde olacağını açıkladı. Erdoğan, Türkiye’nin ABD ve koalisyon güçleriyle müşterek adımlar atılması halinde Rakka operasyonuna da katılmak istediğini tekrarladı.

Pakistan dönüşü uçakta, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı zirvesinde verdiği mesajları ve liderlerle temaslarını değerlendiren Erdoğan, TV kanalı yöneticilerinin güncel konulara ilişkin sorularına da yanıt verdi. Erdoğan’ın açıklamaları özetle şöyle:

- EL BAB’DAN SONRA MÜNBİÇ: (El Bab ve Rakka operasyonu) Cerablus, Rai ve Dabık’tan sonra geldiğimiz nokta El Bab. ‘Temizlik harekatı yapıyoruz’ dersek yeridir. Devam ediyor. El Bab’tan sonraki sürecimiz Mümbiç istikametinde olacak. Fakat ABD başta olmak üzere koalisyon güçleriyle eğer müşterek adımlar atabilirsek Rakka sürecini beraber yürütmenin gayreti içindeyiz. Bu arada Rusya Federasyonu’ndan da ‘DEAŞ’a karşı mücadeleyi beraber sürdürebiliriz’ biçiminde talepler gelmesi halinde, bu mücadeleyi hep birlikte sürdürmemiz söz konusu olabilir. Mart ayında Rusya ziyaretimiz olacak. Bütün bu konuları orada etraflıca ele alma fırsatımız olacak.

- SDG BU İŞİN İÇİNDE OLMAMALI: (ABD’nin Münbiç ile tavrı nedir?) Yeni yönetimin Münbiç ve Rakka ile ilgili netleşmiş bir kararı var diyemem. Genelkurmay Başkanları Türkiye’ye geldi, görüşmeleri oldu. CIA Koordinatörü geldi. Onunla bazı görüşmeleri ben ve MİT Müsteşarımız etraflıca yaptılar. Bu sürecin bir ön adımı diyebileceğimiz adımlar atıldı. Onlar da sanırım CIA’de değerlendirmesini yapıyorlar. Bize göre SDG bu işin içinde olmamalı. Terör örgütünün silahlı ve siyasi ayağını teşkil eden böyle bir yapıyı bizim yanımızda görmemiz asla mümkün değildir. Olamaz...

- MÜNBİÇ, RAKKA ARAPLARINDIR: Baştan beri söylediğimiz bir şey vardı. Bunların Münbiç’i boşaltmaları lazım. Zira, oranın bunlarla bir ilgisi yoktur. Münbiç Araplarındır. Hakeza Rakka tamamıyla Araplarındır. Orada 2500 civarında DEAŞ’lı olduğu bize gelen bilgiler arasında. Bütün bu mücadeleyi ÖSO, Türkiye ve koalisyon güçleri hep birlikte destek vermemiz halinde bu iş çözülür dedik. Temennimiz odur ki dayanışma içinde oluruz... Suriye topraklarına yerleşmek gibi bir derdimiz yok. Hedefimiz, ülkemize yönelik tehditleri durdurmaktır. Bir diğeri de mülteci akınını durdurmaktır. Mümkünse bize gelmiş olanlardan da geriye dönüşü sağlayabilmektir.

- YANLIŞ YAŞANMASINI İSTEMEYİZ (TSK ile Suriye rejimi ve Rus ordusunun karşı karşıya gelmemesi için hangi tedbirler alınıyor?): Amacımız bu sürecin içinde görev alan komuta kademesinde yer alan insanlar olarak elimizden geldiğince o tür kazalara fırsat vermeden bunları yönlendirmektir. İnşallah süreci böyle yönlendireceğiz. Bu tür yanlışlar yaşanmasını istemeyiz.

Kimse bizi manşetlerle yönlendiremez

(Karargâh rahatsız haberi) Ben bunu hiç 28 Şubat’a benzetmek istemiyorum. Çünkü biz 28 Şubat iktidarı değiliz. 28 Şubat’ın siyasi iradesi farklıydı. Bizim siyasi irademiz farklı. Hükümet olarak da Beştepe olarak da farklı. Biz bu yola kefenimizi giydik öyle çıktık. Manşetlerle şunlarla bunlarla kimse bizi bir yere yönlendiremez. O haberin, hele hele iç sayfada kullanılan ‘Karargah rahatsız’ ifadesinin edepsizce, ahlaksızca bir başlık olduğunu zaten söyledim. Genelkurmay Başkanlığımızın bir açıklaması da oldu. Orada söylediğim gibi, bununla ilgili yargı süreci de bir vatandaşın talebiyle başlamış durumda. ‘7 Eleştiri 7 Cevap’ diye konuşulan şeyleri de anlamak mümkün değil. Diyorlar ki Genelkurmay Başkanı benimle nasıl yurt dışına gelir? Bundan daha doğal ne olabilir? Bunlar dünyayı da tanımıyor. Bunları geçiyorum. Kardak’a gidişini turistik ziyarete benzetiyorlar. Bu benzetmeyi yapanlara, Genelkurmay Başkanımızın da kuvvet komutanlarıyla birlikte dava açması gerekir. Bir Genel-kurmay başkanını turist olarak gösteremezsin.

- BAŞÖRTÜSÜ ABD ORDUSU’NDA DA VAR: Mesela başörtüsü meselesi var. Başörtüsü Amerika ordusunda var, İngiltere’de var, Batı ülkelerinde var. Oralarda oluyor da halkının yüzde 99’u Müslüman olan ülkede niye olmasın? O devir kapandı artık. Başörtülü de olsa, bir vatandaşımız oraya girmeye hak kazandıysa girer ve pekala hizmetini yapar Bundan niye rahatsız oluyorsunuz? Bunlara alışılacak. İnanç ve düşünce özgürlüğü diyorsak, bunlardan tüm vatandaşlarımızın istifade etmesi gerekir. Mesela (Hasan Karakaya hakkındaki) taziye mesajı konusu. Akit Gazetesi zaten açıklama yaptı. Velev ki taziyede bulundu, herhangi bir köşe yazarı için yapınca rahatsız olmuyorsun da, Hasan Karakaya için niye rahatsız oluyorsun? Mesela, madalya alma konusu. Madalyayı veren onu kendiliğinden vermiyor ki, makamı adına veriyor. Genelkurmay Başkanımız almaya hak kazanmış, vermişler. Arsa meselesi, zaten yalanlanmış.

‘Hayır dersem oyum Kandil’e gider

Cumhurbaşkanı seçildiğim 10 Ağustos’ta 14 parti birleşerek bir aday çıkardılar. Ne getirdi malum, yüzde 36. O kadar. Biz de yüzde 52 aldık. Şimdi bazı dostlar ‘Şu parti bu parti birleşti bu konuşulmasa’ diyorlar. Mesela Kandil, ‘Oylarımız hayır’dır, hayır verin’ diyor. Bunu bir kenara koyamayız. Bunu masaya yatırmak gerekir. Bir defa şunu bileceğiz: Kişi sevdikleriyle beraberdir. 35 bin insanın canına kıyan böyle bir örgüt eğer ‘hayır’ diyorsa, o zaman bizim de vatandaşlarımızı bilgilendirmemiz lazım. Buna kimler hayır diyor, kimler evet diyor, vatandaşımız bilmeli. Nitekim ben vatandaşımıza, ‘Böyle bir yanlışa düşmeyin’ diyorum. Ben hayır dersem, oyumun gideceği yer Kandil’dir. Hayır dersem bu ülkede gideceğimiz yer istikrarsızlıktır. ‘Hayır’ demek, eşittir çukur. Bunları vatandaşa anlatmayacak mıyız? Yaptığımız budur.

- CİDDİ BİR KARARSIZ KESİM VAR: Ben üzerime düşeni yapıyorum, yapacağım. 9 il dolaştım, 5’i büyükşehir. Yine gerek iller gerekse kapalı salon toplantıları yapmaya devam edeceğiz. Ak Parti Genel Başkanı ve kadrosu arazide. MHP de çalışmalarını sürdürüyor, sürdürecek. Dayanışma içinde ‘evet’ için çalışan bir heyetiz. Karşı taraf şu ana kadar ne gibi çalışma yapıyor, pek bilemiyorum. Özellikle milletimize evet oylarının ülkemize neler kazandıracağını anlatalım istiyoruz. Gün geçtikçe milletin bilinci artıyor. Meydanlar hareketleniyor. Demek ki halkımız bir şeyler almaya başlamış durumda. (Referandum sonucuna dair tahmininiz var mı?) Anketler yapılıyor. Şu an değerlendirme yapmam erken olur. Ama olumlu olduğunu söyleyebilirim. Bu bilinç arttıkça, olumlu yaklaşım daha netleşecektir. Ciddi sayılabilecek kararsız bir kesim var. Henüz meseleyi tam kavramamış bir kesim. O da netleşecek, vatandaşlarımız istikametlerini belirleyecektir.

- TEK ADAMLIKLA ALAKASI YOK (Muhalefet rejimin değişeceğini, tek adamlık dönemi başlayacağını iddia ediyor): Bunun halkta karşılığı yok. Rejimin falan değiştiği de yok. Bu iş 1923’te bitmiştir. Değişen şey, yönetim sistemidir. Millet bu değişiklik için yüzde 50 artı 1 oy verdiği an bu mesele bitmiştir. Bunun tek adamlıkla da hiçbir alakası yok. Biz tek adamlığı ve tek parti dönemini CHP zihniyetinde öğrendik. 1950’de Menderes ile çok partili döneme geçtik. Onu da hazmedemediler. İpe götürdüler.Dolayısıyla şimdi söyledikleri şeyler, sadece mugalatadır. Değer vermeye değmez. Benim, 18 madde içinde en çok üzerinde durmam gereken şey 18 yaş meselesidir. Seçme hakkı olan yaş grubuna seçilme hakkını vermek en büyük reformdur. Bu gençlerimize bir ufuk getirecek. Dünyada genç bakanlar var, pekala bizde de olabilir..

- BİZLER FANİYİZ (Hayırcıların diğer tezi de Erdoğan’dan sonra ne olacağı üzerine kurulu. Ne diyorsunuz?): Eğer sistemleri fanilere bağlarsak, o ülkenin bekası zaten söz konusu değildir. Devletin geleceği, iyi oturtulmuş bir sistem üzerinden konuşulmalıdır. Bizler faniyiz, bugün varız yarın yokuz. Temeli sağlam bir sistem kurar, bunu oturtursak, bu sayede nice Tayyip Erdoğan’lar, nice başarılı yöneticiler çıkar.

- “AKP” DİYE BİR ŞEY YOK (CHP’nin pozitif tavrı): Partimizin kurucusu olarak yıllar yılı bunları söyledik. Partimizin tüzüğünde resmi kayıtlarda ismi Adalet ve Kalkınma Partisi’dir. Kısaltılmış adı Ak Parti’dir. AKP diye bir şey yok! ‘Niçin zorluyorsunuz?’ dedik. Şimdi dediğiniz noktaya gelmiş olmaları faydadır, kardır. Başörtülü kardeşimizin uğradığı o saldırı sonrasında onu evinde ziyaret etmeleri falan güzel şeyler. Merhum Hocamızın ölüm yıldönümünde düzenlenen anma törenine katılmış olmaları da güzel bir şey. Aslolan nedir? Bu işlerde, niyet çok önemlidir. Halk gayet iyi anlar, bilir; niyetinizi iyi okur. Halk var ya ya halk, çok zekidir.

‘FETÖ bilgilerini Kanada’ya aktardık’

Pensilvanya’daki çiftliğin macerası malum. Kanada o tür bir başvuruya olumlu cevap verir mi bilmiyorum. Neticede Kanada bizim Pensilvanya ile ilgili düşüncelerimizi biliyor. Gerekli bilgileri aktardık. Şu an itibarıyla bununla ilgili ciddi duyum yok. Olursa, kendileriyle de üst düzey görüşürüz. Şu an için gündemde olan ABD makamları nezdindeki girişimleridir. Temenni ederiz ki netice alırız.

- HOHOL OLDU DERLER (FETÖ dışındaki bir damar bu yapılanlardan rahatsız mı? sorusu üzerine): Bizim Karadeniz’de iplik karmakarışık olduğu zaman ‘hohol oldu’ derler. Öyle bir hale geldi ki tüm olaylar iyice birbirine girdi. Kim ne dediğinin farkında değil. Bir çok gerçekler var ortada. Niye saptırıyorsunuz bunları? Artık bir çok şey geride kaldı. Mesela Batı FETÖ’ye sahip çıkıyor. Ne zamandan beri tanıdılar da sahip çıkıyorlar? Normal bir sahiplenme mi bu? ‘Üst akıl’ ifadesini, ilk kez uçakta kullanmıştım. O üst akıl süreci irade ediyor. ‘KHK’larla ilgili bu sayılar çok değil mi, kararname çok çıkıyor, açığa alınma çok değil mi’ diyorlar. Size ne? Gidin Fransa’yla uğraşın? Niye uğraşmıyorsunuz? Türkiye’de bir darbe girişimi olmuş. Bu kadar insanımızı kaybetmişiz. Mali boyutuna hiç girmiyorum bile... Sanki hiç bunlar olmamış gibi gelip bize hesap sormaya kalkıyorlar. ‘Fazla değil mi?’ diyorlar. Bunun sayısını onlar belirleyemez. Bunu, her şey durulana kadar, her şey yerli yerine oturana kadar ilgili makamlarımız, yargımız belirler. Her şey yerli yerine oturacak, huzur tesis edilecek. Devlet niye var?

- KURDA GERİLEME SİNYALLERİ: Kurda gerileme başladı. Ben daha da ineceği kanaatindeyim. İşsizliğe gelince, iş dünyasından çağrımıza çok ciddi cevaplar aldık, alıyoruz. İşe alımlar devam ediyor. Yıl sonu itibarıyla çok daha iyi bir noktaya geleceğine inanıyorum. Yaza doğru bu istihdam noktasında ciddi alımlar olacaktır. Özellikle turizm sektöründe ciddi bir patlama yapacağız diye inanıyorum.

Zirvede terör konuşuldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Beştepe’de Başbakan Binali Yıldırım ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile devlet günü çerçevesinde ayrı ayrı görüştü.

Kaynak: Milliyet

Etiketler:
Son Haberler

Son Haberler