...

ABD'nin AB ile serbest ticareti kabul etmemesi Türkiye'nin yararına olacak

Yorum Materials 25 Ocak 2017 11:19
ABD'nin AB ile serbest ticareti kabul etmemesi Türkiye'nin yararına olacak
ABD'nin AB ile serbest ticareti kabul etmemesi Türkiye'nin yararına olacak

Читайте Trend в

Azerbaycan/Bakü/Trend Haber Ajansı Türkiye Masası

Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. İlhan Ege Trend Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin AB ile serbest ticaret anlaşması yönünde politikasının değişmesinin Türkiye için olumlu olduğunu bildirdi.

Ege, "Avrupa Birliği projesini ABD şimdiye kadar hep desteklemiştir. Hatta “Transatlantik Serbest Ticaret Alanı” ile ABD ve Avrupa Birliği arasında Gümrük Birliği anlaşması olmuş olacak ve ülkeler arasında gümrüksüz ticaret yapılabilecekti. Trump’ın, AB’nin dağılabileceğini ve artık Almanya’nın sorunu olduğu düşüncesi bu serbest ticaret anlaşmasının da ortadan kalkacağını göstermektedir. Bu anlaşmanın uygulamaya geçmesi Türkiye’yi çok olumsuz etkilebileyecekti. Bu nedenle bu politika değişimi Türkiye ekonomisi için olumlu olmuştur." dedi.

Trump'ın bir işadamı olarak çoğu konuya bir firma sahibi veya genel müdür gibi bakmaktığını ifade eden Ege, açıklamasını şöyle devam ettirdi:

" ABD kapitalizminin temel felsefesi “kazan, kazan”dır. ABD kapitalizminin sembolü olan Trump’ın da, Türkiye’nin dış politikası ve ekonomisine orta ve uzun vadede olumlu etkileyeceğini düşünüyorum. Türkiye’nin, şu anda sorunlu olan ABD ile ilişkileri ise önümüzdeki dönemde düzelecektir.

ABD’nin yeni başkanı Trump’un seçim dönemindeki göçmenler ve İslam konusunda yaptığı konuşmalarının bazılarının Başkan olduktan sonra yapmayacağı ve herkesin başkanı gibi konuşacağı bir beklenti vardı. Fakat Trump’ın yemin törenindeki ilk konuşmasına bakıldığında bu beklenti doğru çıkmadı. Konuşmasında radikal İslam ile mücadele edeceğini ve bunu bitireceğini vurguladı. Ayrıca göçmenlik karşıtı söylemlerini sürdürdü. Fakat aslında bir göçmen ülkesi olan ABD’de bu konuların nasıl uygulanacağı merak konusudur.

Trump, büyük ve güçlü ABD vurgusunu konuşmasında sürekli dediği yapmıştır. Kalkınmacı bir ekonomi uygulayacağını belirtmiştir. Bu doğrultuda istihdam ve büyümeyi artıracağını da vurgulamıştır. Zaten Trump’ın ekibi, ABD’nin %3,5-4 büyüme oranını yakalayacağını daha önce söylemiştir. Gelişmekte olan ülkeler için bu oran düşük olabilir ama ABD gibi dev bir ekonomi için bu oran çok önemlidir. FED’in faiz artışına gitmemesi ile bu büyümenin nasıl sağlanacağı ise bir çelişki oluşturmaktadır. FED, ABD'de faizlerin ancak istihdam piyasasınında iyileşmenin sürdüğünü ve enflasyonun yüzde 2 olan hedefe yaklaştığını gördükten sonra faiz artıracağını açıklamıştı. FED Başkanı Yellen, "Ben ve meslektaşlarım, hayal kırıklığı yaratan ekonomik performansın büyük oranda geçici olduğunu düşünsek de faiz artışına başlamadan önce ılımlı büyümenin süreceğine yönelik kesin veriler görmek istiyoruz" şeklinde konuşarak büyüme vurgusu yapmıştı.

Trump, “Başka ülkeleri zengin ettik. Artık onları değil, ABD’ye önceliğimizi vereceğiz.” dedi. Fortune 500 şirketlerinin çoğunun yatırımları şu an Çin’de. Amerikan malı alın vurgusu ile bu Amerikan şirketlerine ABD’ye yatırım yapın ve nakitlerinizi geri getirin mesajı verdi. Bu konunun da gerçekleşmesi çok zordur.

Altyapı sorunlarını da çözeceğini söyledi. Zaten ABD’de önümüzdeki 10 yıl da 40 trilyon dolarlık bir altyapı bütçesi olduğu düşünüldüğünde, bu sorunların çözülebileceğini ve yeni yatırımların olacağını söyleyebiliriz.

ABD’nin yeni başkanı Trump’un seçim dönemindeki göçmenler ve İslam konusunda yaptığı konuşmalarının bazılarının Başkan olduktan sonra yapmayacağı ve herkesin başkanı gibi konuşacağı bir beklenti vardı. Fakat Trump’ın yemin törenindeki ilk konuşmasına bakıldığında bu beklenti doğru çıkmadı. Konuşmasında radikal İslam ile mücadele edeceğini ve bunu bitireceğini vurguladı. Ayrıca göçmenlik karşıtı söylemlerini sürdürdü. Fakat aslında bir göçmen ülkesi olan ABD’de bu konuların nasıl uygulanacağı merak konusudur.

Trump, büyük ve güçlü ABD vurgusunu konuşmasında sürekli dediği yapmıştır. Kalkınmacı bir ekonomi uygulayacağını belirtmiştir. Bu doğrultuda istihdam ve büyümeyi artıracağını da vurgulamıştır. Zaten Trump’ın ekibi, ABD’nin %3,5-4 büyüme oranını yakalayacağını daha önce söylemiştir. Gelişmekte olan ülkeler için bu oran düşük olabilir ama ABD gibi dev bir ekonomi için bu oran çok önemlidir. FED’in faiz artışına gitmemesi ile bu büyümenin nasıl sağlanacağı ise bir çelişki oluşturmaktadır. FED, ABD'de faizlerin ancak istihdam piyasasınında iyileşmenin sürdüğünü ve enflasyonun yüzde 2 olan hedefe yaklaştığını gördükten sonra faiz artıracağını açıklamıştı. FED Başkanı Yellen, "Ben ve meslektaşlarım, hayal kırıklığı yaratan ekonomik performansın büyük oranda geçici olduğunu düşünsek de faiz artışına başlamadan önce ılımlı büyümenin süreceğine yönelik kesin veriler görmek istiyoruz" şeklinde konuşarak büyüme vurgusu yapmıştı.

Trump, “Başka ülkeleri zengin ettik. Artık onları değil, ABD’ye önceliğimizi vereceğiz.” dedi. Fortune 500 şirketlerinin çoğunun yatırımları şu an Çin’de. Amerikan malı alın vurgusu ile bu Amerikan şirketlerine ABD’ye yatırım yapın ve nakitlerinizi geri getirin mesajı verdi. Bu konunun da gerçekleşmesi çok zordur.

Altyapı sorunlarını da çözeceğini söyledi. Zaten ABD’de önümüzdeki 10 yıl da 40 trilyon dolarlık bir altyapı bütçesi olduğu düşünüldüğünde, bu sorunların çözülebileceğini ve yeni yatırımların olacağını söyleyebiliriz."

Etiketler:
Son Haberler

Son Haberler