Erdem Eren : Avrupa Birliği'ne duyulan güven azaldı

Erdem Eren : Avrupa Birliği'ne duyulan güven azaldı

Beyaz Hareket Koordinatörü, siyaset bilimci, Erdem Eren Türkiye ile AB’nin temel sorunlarını ve "Türk dış politikasında alternatif arayışı var mı" sorusuna ilişkin düşüncelerini Trend Haber Ajansı'na paylaştı.

Türkiye’nin, halkımızın ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AB’ye inancı ve güveni kalmamıştır

Erken cumhuriyet döneminden beri Türk dış politikasının genel olarak iki ana eksen üzerinde inşa edildiği görülmektedir. Bunlardan ilki devletin çıkarlarına, açık ve gizli gündemlerine göre belirlenen devlet politikaları, ikincisi ise özellikle lider ve ideoloji temelli hükümet politikalarıdır. Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkiler tarihsel çerçevede ilk olarak devlet politikası olarak inşa edilmiş ve yürütülmüştür. Bunun nedeni devletin kurucu kadrosunun ilke ve hedefleridir.

31 Temmuz 1959’da ortaklık başvurusu ve 12 Eylül 1963’de Avrupa Ekonomik Topluluğu ile imzalanan Ankara Antlaşmasıyla başlayan Türkiye’nin Avrupa serüveni bugün 58. yılına girmiştir ve devam etmektedir. 1987 yılında ise Birliğe tam üyelik başvurusu yapılmıştır. Tam üyelik başvurusunun üzerinden ise tam 30 yıl geçmiştir. 1996 yılında Gümrük Birliği’ne girilmiş, 1999’da adaylık tescil edilmiş, 2004 yılında ise müzakerelerin 2005 yılında başlamasına karar verilmiştir. 2005 yılından beri 12 yıldır da müzakereler sürmektedir.

2000’li yıllara gelindiğinde AK Parti iktidarında Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yeni bir sayfa açılmış, 2005 yılında adaylık yolunda başlayan müzakereler önemli bir eşik olarak görülmüştür. Bunu takiben AK Parti hükümetleri demokratik, hukuki, ekonomik, kültürel ve benzeri birçok alanda önemli reformlar gerçekleştirmeye başlamıştır. Birçok fasıl açılmış ve ilerlemeler kaydedilmiştir. 33 fasıldan yaklaşık 16 fasıl da görüşmeler sürmüştür. Ancak bazı fasıllar da kördüğüme dönüşmüştür. Bunlar Türkiye-AB ilişkileri için de kırılma noktaları olmuştur. Nedir onlar? Birincisi Kıbrıs meselesi, ikincisi terörle mücadeledir.

Türkiye Kıbrıs konusunda Yunanistan’a göre 1974 harekâtından beri daha akılcı politikalar takip etmiş, Kıbrıslı Türklerin güvenliğini sağladıktan sonra adanın birliği adına BM’nin politikalarına destek bile vermiştir. Annan Planı ve adada yaşanan oylama ortadadır. Ancak AB, Kıbrıs meselesinde hala Türkiye’ye dayatmalarla gelmektedir. İkinci olarak Türkiye, 30 yılı aşkın bir süredir PKK terör örgütü ile mücadele vermektedir. Ondan önce ASALA varken, son dönemde PKK’ya; DHKP-C, DAEŞ ve son olarak FETÖ’ de eklenmiştir. Güneyinde Irak’ta PKK ve DAEŞ, Suriye’de ise PYD-YPG ve DAEŞ gibi terör örgütleri yuvalanmıştır. Türkiye geçmişte olduğundan daha çok ve daha sık terör eylemlerini son birkaç yılda yaşamıştır. Bunda Suriye ve Irak’ta siyasal düzenin yerle bir olması, Türkiye’nin Suriye ve Irak’tan gelen insan akınına karşı koyamaması da etkili olmuştur. Üstüne Türkiye, 15 Temmuz 2016’da FETÖ’ nün darbe girişimiyle de şok olmuş ve bunu da atlatmıştır. Tüm bu olağanüstü gelişmeler Türkiye’yi olağanüstü hal kararı almasına itmiştir. AB’nin, Türkiye’nin yaşadığı bu olağanüstü gelişmelere karşı müzakere ortağının yanında olup destek vermesi gerekirken, hem bu terör örgütlerine destek vermekte hem de Türkiye’nin bu örgütlerle mücadelesine engel olmaya çalışmaktadır.

Bugün PKK’nın Avrupa’nın birçok ülkesinde büroları bulunmakta olup, PKK’nın yayın organları Avrupa’da faaliyet göstermektedir. Ayrıca örgüt Avrupa’da hem gelir kaynaklarına sahip olup, hem de militan yetiştirmektedir. Başta Almanya, Belçika ve Danimarka olmak üzere birçok ülkede Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan karşıtı eylemler yapmaktadır. Sadece yürüyüşlerde değil, çadırlar kurmakta, Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosu binalarında organizasyonlar yapmaktadır. Sadece PKK da değil, FETÖ de Avrupa devletleri tarafından desteklenmekte olup, birçok FETÖ militanı başta yine Almanya olmak üzere Yunanistan, Belçika ve benzeri ülkelere sığınmış, Türkiye’ye iade edilmemektedir. AB ülkeleri ne bu örgüt kurum ve şirketlerine ne de militanlarına herhangi bir yasal, siyasal ve ekonomik yaptırım uygulamamaktadır.

Türkiye ile AB arasındaki en temel sorunlardan biri de Suriye’li kardeşlerimizle ilgili konudur. Türkiye’de bugün kayıt altına alınmış ve alınmamış 3 milyondan fazla Suriye’li bulunmaktadır. Suriye’de 2011’de başlayan iç savaştan beri bu sayı her geçen gün artmış ve bu seviyelere gelmiştir. Türkiye bu kardeşlerimizi misafir ederek, AB ülkelerine geçişlerini de bir anlamda engellemiştir. Böylelikle aynı zamanda AB ülkelerinin refahına da katkı sunmuştur. AB ülkelerinin birçoğu siyasal, toplumsal ve ekonomik anlamda krizler yaşamaktayken, Türkiye çok büyük bir yükü sırtlamıştır. Bunun en önemli dezavantajlarından biri de DAEŞ ve dış istihbarat gruplarının Türkiye’de yapmış olduğu terör eylemleridir. Türkiye çok net bir şekilde terörün Avrupa’ya sıçramasına da engel olmuştur. Türkiye ve AB arasında dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun hatasıyla Türkiye aleyhine bir “Geri Kabul Antlaşması” imzalanmıştır. Davutoğlu, AB’nin Türkiye’ye sağlayacağı vize muafiyeti ve ekonomik yardımlara ikna olmuştur. Türkiye de Suriye’lilerin AB kıyılarına geçişini engelleyeceğini söz vermiştir. Türkiye yine görevini yapmasına rağmen, AB samimi davranmamış vize muafiyeti de vermemiş, ekonomik yardım sözünü de tam anlamıyla yerine getirmemiştir.

Genel olarak bakıldığında AB’nin Türkiye’ye karşı sözlerini yeterince yerine getirmediği görülmekte, Türkiye’ye müzakere ortağı olarak yeterli siyasal ve ekonomik desteği vermediği hatta birçok konuda Türkiye’de köstek olduğu anlaşılmıştır. Bence bunun birkaç sebebi bulunmaktadır. İlk olarak AB’de çok sayıda ülkede ırkçı ve İslam karşıtı hükümetler ve ortakları iktidara gelmiştir ve bu tür yaklaşımlar kuvvetlenmektedir. Özellikle siyasi iradelerde halen Osmanlı hafızasının altında ezilmenin alçaklık kompleksi ve başta Erdoğan karşıtlığının getirdiği kin hâkimdir. Avrupa devletleri Türkiye’nin üyeliği ile refah ortamının bozulacağını düşünmektedir. Bu düşünce de tutarlı değildir. Ayrıca reel politik açıdan Türkiye’nin artan nüfusuyla yaşlanan Avrupa’da yönetim organlarında lider pozisyonda olması istenmemektedir. Çünkü olası üyeliğinde Türkiye, AB komisyon ve meclislerinde üye sayısı olarak nüfusuyla hâkim pozisyonda yer alacaktır. AB’nin bu nedenlerle ikiyüzlü ve reel politika açısından tutarsız politikaları sürmektedir.

Hal böyleyken Türkiye’nin, halkımızın ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın AB’ye inancı ve güveni de kalmamıştır. AB ülkeleri politik duruşlarını kişiselleştirmiştir ve Türkiye karşıtlığının yanı sıra Erdoğan karşıtı rejimlere dönüşmüştür. AB ülkeleri siyasal bölünmeler, terör, ekonomik çöküş ve durgunluklarla boğuşurken; Türkiye ekonomik, askeri ve politik olarak gün geçtikte büyümektedir. Böyle bir konjonktürde Türkiye’nin AB’ye değil, AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı bulunmaktadır. Türkiye de bunun farkında olup çok boyutlu bir diplomasi izlemekte AB dışındaki küresel oluşum ve bölgesel ittifaklarla hem politik ve askeri, hem de ekonomik nüfuz ve hacmini genişletmektedir.

Şanghay İşbirliği Örgütü, Türkiye’nin alternatif arayışlarından biridir

Türkiye Cumhuriyeti kurucu kadrosu, milli mücadele sürecinde Sovyetler ile önemli bir diyalog ortamı kurmasına rağmen özellikle Sovyet liderlerinin mektuplu tehditleri, İkinci Dünya Savaşı ve ardından Kore Savaşı dengeleri büyük ölçüde değiştirmiştir. Sovyet tehdidi ile birlikte Türkiye, Batı ve özellikle ABD ile daha entegre bir devlet haline dönüşmüştür. Kurucu kadronun muhasırlaşma hedefi, kuruluşta Batı ile işbirliğini gerektirse de, asıl entegrasyon bu süreçte başlamıştır denebilir. Türkiye’nin BM üyeliğinin yanı sıra NATO üyeliği ve AB’ye başvuru süreci bu dönemlerde olmuştur. O günden bugüne kadar da AB hedefi Türkiye’nin birinci önceliklerindendir. Dönem dönem hükümet değişikliklerinde bazı yeni oluşumlara dâhil olma fikirleri belirmiştir.

Rahmetli Necmettin Erbakan döneminde İslam Birliği fikri ön plana çıkmış, D-8 projesi konuşulmuştur. Yine rahmetli Turgut Özal döneminde de Balkanlar, Türkistan ve Orta Doğu’yu kapsayan bir birlik fikri konuşulsa da, bu proje ABD’nin engellemesiyle karşılaşmış Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü kurulmuştur. Ancak Türkiye liderlik yapabileceği ya da lider pozisyonlardan birinde olabileceği bir birlik fikriyatını hep taşımıştır. Türkiye’nin diğer hedefi hem bölgesel hem de küresel manada siyasi, ekonomik ve askeri gücüne daha fazla katkı sağlayacak bir birlikte yer alma isteğidir. Çünkü Türkiye mevcut pozisyonuna sığmamakta, bölgesel bir güç değil küresel bir güç olmak istemektedir. Çünkü geleneğinde ve hafızasında hala imparatorluk deneyimi vardır. İslam İşbirliği Teşkilatı da Türkiye’nin bu ihtiyaçlarını karşılamamaktadır. AB Türkiye için özellikle politik, sosyal, ekonomik ve hukuki bağlamda önemli bir hedef olsa da AB ile yaşanan sorunlar Türkiye’yi yeni arayışlara itmiştir.

Şanghay İşbirliği Örgütü, Türkiye’nin alternatif arayışlarından biridir. Türkiye’nin küresel bir güç olma ve bu doğrultuda başta politik, ekonomik ve askeri gücünü arttırma isteği çok boyutlu diplomasi yürütmesini mecbur kılmaktadır. Şanghay İşbirliği Örgütü başta politik olmak üzere enerji ve ekonomik, askeri ve kültürel güçleriyle Türkiye için oldukça önemli bir cazibe merkezidir. Türkiye dış ticaret hacmini genişletmek, enerjide dışa bağımlılığını azaltmak, bölgesel ve küresel ittifaklar kurmak, askeri teknolojisini geliştirip pazarlamak, elindeki silah çeşitliliğini genişletmek, başta Türkler olmak üzere Müslüman dünyası ile yakın ilişkiler içinde olmak gibi hedeflere sahip bir ülkedir. Şanghay İşbirliği Örgütü bu hedefler doğrultusunda Türkiye’ye uygun birliklerdendir.

Çin, Rusya ve Hindistan gibi siyasi, askeri ve ekonomik bağlamda güçlü küresel devletlerin örgütte yer alması, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve son olarak Pakistan gibi Türkiye’ye etnik ve dini yakınlıkları bulunan kardeş devletlerin örgütte üye oluşu Türkiye’nin örgüte bakış açısını şekillendirmektedir. Ayrıca örgütün gelişime aç oluşu Türkiye’yi de heyecanlandırmaktadır. Türkiye’nin olası üyeliği örgütün Batı ile arasında köprü olması için ülkemize görev yükleyebilir. Ayrıca örgüt Türkiye ile birlikte başta Orta Doğu ve Balkanlar’a daha etkin açılabilir. Bu sayede küresel bir ölçek kazanarak özellikle Avrasya coğrafyasında kapsayıcılığını arttırabilir.

Şuna şüphe yok ki, Türkiye’nin Atlantik ve Batı ile ilişkileri belki de tarihinin en gerilimli ve kritik dönemini yaşamaktadır. Bu da Türkiye’yi özellikle politik, askeri ve ekonomik manamda daha hızlı kazanım sağlayacağı bölgesel ve küresel ittifaklara itmektedir. Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütüne üyelik sürecini yürütüyor olması, Rusya, Çin ve Hindistan’a yapılan ziyaretler, İpekyolu Projesine dâhil olunması, Şanghay Enerji Kulübü başkanlığı, Rusya ve İran’la Suriye, İran ve Irak ile Kuzey Irak meselelerini çözüme kavuşturma isteği, Balkanlar da Sırbistan, Afrika’da Somali ve Sudan açılımları, Orta Doğu’da Katar ile kurulan ittifak, Güney Amerika’da Venezuela, Doğu Avrupa’da Ukrayna ile kurulan ilişkiler Türkiye’nin hem çok boyutlu diplomasi yürütüyor oluşunun hem de Atlantik ve Batı yaşanan gerilimlere alternatif politik, askeri ve ekonomik ittifaklar arayışının sonucudur.

Atlantik yani ABD ve Batı ile Türkiye arasındaki ilişkilerin seyri ne olur bilinmez ancak küresel bir gerçek şudur ki; politik, askeri ve ekonomik anlamda küresel gücün kısa vadede olmasa bile orta veya uzun vadede Atlantik’ten Pasifik bölgesine yani Avrasya coğrafyasına geçeceği öngörülmektedir. Bu noktada Türkiye’nin Atlantik bloğundan temelli kopuşu söylenemeyebilir ama özelikle Erdoğan döneminde Rusya ve Çin başta olmak üzere Şanghay İşbirliği Örgütü üyesi ve Avrasya coğrafyası devletleriyle ilişkiler geçmişe oranla daha dalgalı olmayacaktır. Belirli bir netlik ve projeksiyon da ilerleyecektir.

Erdem EREN

Haberlerimize Google News'de abone olun! Abone ol
BOTAŞ'tan doğal gaz açıklaması
BOTAŞ'tan doğal gaz açıklaması
Doğal gazda İran bilmecesi: İş dünyasıyla çözüm zirvesi
Doğal gazda İran bilmecesi: İş dünyasıyla çözüm zirvesi
Kahramanmaraş'taki boru hattı yangını tamamen söndürüldü
Kahramanmaraş'taki boru hattı yangını tamamen söndürüldü
Loading Bars
Son Haberler
Erdoğan'dan İstanbul'u esir alan karla mücadele eleştirisi: Bu tam anlamıyla basiretsizliktir
BOTAŞ'tan doğal gaz açıklaması
Karadeniz’de yeni doğal gaz sondajı
Doğal gazda İran’a borç yok: Enerji Bakanı Dönmez'den iddialara yalanlama
Doğal gazda İran bilmecesi: İş dünyasıyla çözüm zirvesi
Günlerdir kar uyarısı yapan İBB, 'ani' bastıran kara yakalanmış! İmamoğlu'ndan iki farklı açıklama
Doğu Avrupa'ya 50 bin asker: ABD’nin Ukrayna krizini fırsata çevirme planı
Yeni Seçim Yasası masaya yatırılacak
DEAŞ yine sahnede: ABD tank sevk etti
Körfez ülkeleri Türkiye için hazırlık yapıyor: 50 milyar dolarlık yatırım yapacaklar
Sedef Kabaş gözaltına alındı
TCMB'den toplam 28 milyar dolarlık swap anlaşması
Selçuk Bayraktar sosyal medya hesabından paylaştı! TEKNOFEST heyecanı Azerbaycan'da
Sovyet Rusya ordusunun, Ermenileri korumak bahanesi ile Bakü ve diğer şehirlerde kadın ve çocuk ayrımı gözetmeksizin Azerbaycan halkına karşı işlediği “insanlık suçunun” adıdır - Yalçın Topçu
Azerbaycan'da “Kanlı Ocak” olaylarının 32. yıl dönümü anılıyor
İbrahim Kalın: Türkiye çözüm için hazır!
Sitelerde aidat kavgası büyüyor: Aidata itiraz için genel kurula katılın
Kahramanmaraş'taki boru hattı yangını tamamen söndürüldü
Ne edersek kendimize ediyoruz
Alman medyasından Türk SİHA'ları yasaklansın çağrısı: Erdoğan istediğini yapıyor
MHP Genel Başkanı Bahçeli'den Sezen Aksu'ya tepki: Serçeysen serçeliğini bil, kuzgunluğa heves etme
Bakan Varank duyurdu: Türk otomotiv endüstrisinde rekor ihracat
Oto yan sanayiinin tedariki Türkiye’den: Tedarikte yüzde 25 büyüdük
Yerli rüzgar türbini için geri sayım: EÜAŞ ve ASELSAN birlikte üretecek
Siber saldırılar 10 trilyon dolar zarar verecek
TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil: Her ay 2 Hürjet uçacak
Dünyayı inşa ettiler: Türk müteahhitler 67 ülkede 30 milyar dolarlık iş yaptı
AB'nin sorunlarını ancak Türkiye çözer
Bakan Akar'dan Azerbaycan'a taziye telefonu
Ne gerekiyorsa yapın
Kanada'da aşısız kişilere yeni sağlık vergisi geliyor
Azerbaycan uyruklu kişi tabancayla bacağından yaralandı
İDO ve BUDO'dan sefer iptal edildi
İçişleri Bakanı Soylu: Karayılan senin canını alacağız bilesin
Türk Devletleri Teşkilatı'ndan Kazakistan'a destek açıklaması
Ermenistan'dan Pegasus Havayolları'na sefer izni!
Türkiye; Devleti ve Milleti ile Kardeş ülke Kazakistan'ın bir an önce istikrara, barışa refah ve huzura tekrar kavuşmasını dilemektedir - Yalçın Topçu
Ambargolar Türkiye'yi durduramadı
Dışa bağımlılığı azaltıyoruz: Türkiye üretim ve tedarik altyapısını güçlendirdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milli Muharip Uçağımız 2023'te hangardan çıkacak
Yeni Şafak milli muharip uçağın tasarlandığı tesise girdi: Türkiye'yi uçuracak ekip 7/24 mesaide
Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Partili vekillerle buluştu: Önceliğimiz enflasyonu düşürmek
HÜRKUŞ'tan müthiş haber! İlk ihracat haberi
TOGG Las Vegas'ta şov yapacak
HES kodu 6 milyon kişiyi izole etti
Antalya'da 5.3 büyüklüğünde deprem
BDDK'dan 13 bankaya 'kredi' cezası: Kontrol mekanizmasını zamanında oluşturmadılar
Hol Kampı cehennemi: PKK Kur'an okuyan 30 kadını katletti.
Bilim Kurulu üyesi Prof. Özlü uyardı: OMICRON bağışıklık dinlemiyor
İçişleri Bakanlığı İBB'de görev yapan PKK'lılarla ilgili özel teftiş başlattı
AK Parti’den sandıkta dijital takip
Sembol proje ‘sembol’ dolu: 1915’i hatırlatacak
Kalın: Karabağ'ın özgürleşmesiyle tarihte yeni bir sayfa açıldı
Bakan Muş: Fırsatçılara göz açtırmayacağız
Sağlık Bakanı Koca duyurdu: Aile Hekimliklerimizde bugün itibariyle uygulamaya konuyor
Turkovac'a acil kullanım onayı verildi, seri üretim başladı: Gelecek haftadan itibaren kullanıma geçilecek
Türkiye'nin ilk deniz füzesi Atmaca Yunanistan’da endişeye neden oldu: Ordumuz için tehlike
Bakan Nebati: Fiyatları aşağı çekmeyenler Hazine ve Maliye Bakanlığının nasıl bir bakanlık olduğunu anlayacak
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: Fondaşlar alenen casusluk yapıyor
TÜSİAD 28 Şubat’ta da aynısını yaptı
GZT editörlerine Rusya'da 'casusluk' suçlamasıyla gözaltı: Ağır şartlarda tutuluyorlar
Bakan Nebati TL mevduatın tüm ayrıntılarını paylaştı
Karadeniz doğal gazında sevindiren haber: Rekor keşfe rekor çıkarma
Cumhurbaşkanı Erdoğan 'TÜSİAD ve yavruları'na seslendi: Millet size bu fırsatı vermez
Bunlar iş adamı değil tefeci
Bakan Karaismailoğlu'ndan Kayseri'ye hızlı tren müjdesi
Turizmde 2022 yılı için 10 milyon erken rezervasyon
İşte otodaki fiyat oyunları
Cumhurbaşkanı Erdoğan 2022 Asgari ücreti açıkladı... İşte yeni zam oranı
Bakan Dönmez 'Devlet 160 milyar TL'lik fedakarlık yaptı' diyerek duyurdu: Enerjideki fiyat artışını vatandaşa yansıtmıyoruz
Konut satışlarında hızlı artış: Geçen yıla göre yüzde 59 yükseldi
Binali Yıldırım: Sanal âlem yalan âlem değildir
Temel Karamollaoğlu: Kılıçdaroğlu bir babayiğit
Bakan Karaismailoğlu: Kanal İstanbul bütçeye yük olmayacak
Azerbaycan Milli Lider Haydar Aliyev'in ölümünün 18. yılını anıyor
Bakan Çavuşoğlu'ndan 'İnsan Hakları Günü' mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Avrupa'nın kardeşlerimiz için toplama kampına dönüşmesine izin veremeyiz
İletişim Zirvesi başlıyor
Bakan Nebati, İstanbul'da iş dünyasıyla buluşacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Büyük kalkınma hamlesinin önü bu defa kesilemeyecek
Savunma Sanayii Başkanı Demir ASELSAN iddialarını yalanladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İndirimli stopaj uygulaması mart sonuna kadar uzatıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan İranlı mevkidaşı Reisi ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan Katar dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtladı: Stokçuların ellerindeki mallara el koyacağız
İletişim Başkanı Altun: Anlaşmalar Türkiye'nin uluslararası arenada kazandığı güveni yansıtmakta
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Derdimiz düşük faizle yatırımı teşvik etmek
Sınırı geçmeye çalışan terörist yakalandı
Türk Devletleri Teşkilatı'ndan Afrika'ya 611 bin 200 doz aşı hibesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan Katar'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan Katar’da onuruna verilen yemeğe katıldı
MHP lideri Bahçeli: Türkiye Alparslan Türkeş Siyaset Akademisi Vakfı Başkanı ben olacağım
İsmail Demir açıkladı: Milli Muharip Uçak için Rusya ile görüşmeler olabilir
Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP İstanbul’da çivi çakmıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan Atatürk Havalimanı'na yapılacak Millet Bahçesi'nde incelemelerde bulundu
Savunma sanayii için özel başkanlık
Türkiye'nin ilk metal çinko üretim tesisi açıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na TÜİK tepkisi: Devlet kurumları şamaroğlanı değil
Rusya-Ukrayna analizlerinin vazgeçilmezi: Bayraktar TB2 SİHA
MSB: Üç adet Akıncı İHA Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi
Erdoğan: Savunma sanayiinde gizli açık ambargo dönemi kapandı
Tüm haberler