Davutoğlu: Başbakanlığı bıraktım ancak siyaseti bırakmadım

Davutoğlu: Başbakanlığı bıraktım ancak siyaseti bırakmadım

Habertürk'ten Kübra Par'a konuşan Davutoğlu görevi bıraktıktan sonra yayınladığı “Medeniyetler ve Şehirler” adlı kitabının çıkması vesilesiyle dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Görevi bıraktıktan sonra ilk kez konuşan Davutoğlu "politika konuşmak istemediğini, yalnızca Kitapla ilgili soruları yanıtlayacağını söyledi ve “Siyasi sorulara cevap vermek için daha çok vakit var. Başbakanlığı bıraktım ancak siyaseti bırakmadım. Ama bırakın bu seferlik sadece kitabı konuşalım” dedi.

Başbakanlık’tan ayrıldıktan çok kısa süre sonra yeni kitabınız çıktı. 1-2 hafta içinde mi yazdınız yoksa!

2002 yılında başdanışman olduğumda 4-5 kitap projem vardı. Hayatımın akışı değişince o projelerin çoğu kaldı. Osmanlı tarihinin nasıl oku­nacağına dair bir çalışmam vardı. Tarihi Derinlik adını vereceğim kitabıma mukaddime gibi ola­caktı. Bir bölümü şehir ve medeniyet üzerineydi. Baktım çok iyi seyreden bir bölüm oldu, ayrı bir kitap olarak yayımlamaya karar verdim. Bu kita­bın yüzde 80’ini uçakta yazdım. İlk bölümdeki şehirlerle tanışma hikâyelerimi son 4 ay içinde yazdım. Teorik kısmı çok önceye dayanıyor

Başbakan olmamak nasıl bir duyguymuş? Siyasetin zirvesindeyken şimdi sade bir milletvekilisiniz. Boşluk hissediyor musunuz?

Herhangi bir vazifeyi ya da mesleği hayatınızın esası kabul ederseniz, ayrılınca boşluğa düşersiniz. Ama hayatınızın esasını anlam dünyanıza oturtmuşsanız, meslek ve makam sadece o anlam dünyasının bir parçasıysa, öyle hissetmezsiniz. İnsanoğlunun varoluşsal anlamda en önemli anları, bitiş ve başlangıcın buluştuğu anlardır. 22 Mayıs kongresi sonrası bitişle başlangıcın kesiştiği noktadaydım. Hâlâ siyasetin içindeyim. Kopmadım. Hiçbir şevk kaybı hissetmiyorum. Çok yoğun bir devlet temposu vardı. Bir tek o anlamda yoğunluğum azaldı. Hayatta en güçlü insan kendisiyle barışık olandır.

Günlerinizi nasıl geçiriyorsunuz?

Kontrollü. İrademi kullanmanın mutluluğunu hissediyorum. Kendi programımı yapıyorum. Sahurdan sonra uzun süre okuyorum, yazıyorum. Başbakanlığı bıraktığımdan bu yana öğleden sonraki tüm mesaim kabullerle geçiyor. İstanbul’a geldiğimde öğrencilerimle buluşuyorum. Aileme daha fazla vakit ayırıyorum. Sare Hanım, Mehmet ve Hacer ile evde derse başladık.

Ne dersi?

Hayat dersi gibi. Hacer, kendi yazdıklarını okuyor. Mehmet, yaşadıklarını aktarıyor. bugünlerde daha çok Ramazan üzerine sohbet ediyoruz. Buna vakit bulabilmek o kadar güzel ki!

Yeni durumu evdekiler nasıl karşıladı?

Ayrıldığım gecenin sabahı küçük kızım Hacer bir metin getirdi. “9 sene önce Ankara’ya geldiğimizde babamın ‘Her şeye alışabilirsiniz ama bu makamlara alışmayacaksınız’ demesinin sebebini şimdi anlayabiliyorum” diye yazmış. Hacer, mekâna parçası gibi bakar. İstanbul’dan ayrılmaktan hiç memnun olmamıştı. Ama Ankara’da çok sevdiği mekânlar ve dostluklar edindi. Şimdi bu ayrılık hüznü dışında son derece memnun, onunla daha fazla vakit geçirmemden mutlu oluyor.

Günleriniz daha çok nerede geçiyor? İstanbul ağırlık kazandı mı?

Görevden ayrılmanın getirdiği doğal bir akış vardı. 22 Mayıs’a kadar görevimi sürdürdüm. 22 Mayıs’tan sonra Ankara’da biriktirdiğim kitaplarımı taşıma telaşı oldu. Çok sayıda ziyarete gelenler oldu. Geçen hafta itibarıyla İstanbul’a döndüm. Bundan sonra hayatımın genel akışı İstanbul’da olacak. Meclis faaliyetlerinin gerektirdiği ölçüde haftada 1-2 gün Ankara’ya gideceğim.

Hocalığa geri dönecek misiniz?

Ben hocalığı hiç terk etmedim. Ankara’da da o havayı tattığım bir atmosfer vardı. Çok az insana nasip olan bir tarihi şans bana nasip oldu. Yoğun bir teorik birikimden sonra devlet pratiği birikimim oldu. Bu tecrübeyi anlayan bir grup öğrenciyle çalışmalar yapmayı düşünüyorum. Yetişmiş öğretim üyelerinden ve devlet hayatında pratik tecrübe kazanmış arkadaşlardan oluşan özel bir grupla tecrübeler ışığında ülke ve millet olarak yaşadığımız sorunların çözümüne yönelmeyi, açılım ihtiyacı duyulan temel konularla ilgili fikri temrinler yapmayı istiyorum. Üniversite de ders vermeyi düşünüyorum. Öğrencilerden çok sayıda mesaj alıyorum, akademik hayata dönmemi istiyorlar.

‘ŞEHİRDE SIĞINDIĞIM GİZLİ YERLER VARDI’

Kitabınızda “Şehirler medeniyet idraklerinin mekâna yansıyan formlarıdır. Medeniyetleri kuran parametrelerin tarihi, siyasi ve sosyal zemindeki tezahürleri şehirlerde ortaya çıkar” diyorsunuz. Medeniyetler ve şehirler arasında nasıl bir ilişki kuruyorsunuz?

İstanbul’da yetişmiş olmak, insana böyle bir kitap için yeterli idrak ve algı veriyor. Bu yüzden kitapta da “İstanbul benim hocam­dır” diyorum. Çocukluğumdan beri şehir ve medeniyet arasındaki irtibatı yaşaya­rak gördüm. İstanbul Lisesi’nde yatılı oku­dum. Çarşamba günleri 2 saat dışarı çıkma iznimiz olurdu. Gülhane Parkı’na giderdim. Topkapı Sarayı’nı ve Boğaz’ı seyrederek bir şeyler okurdum. Boğaziçi Üniversite­si’ne girdiğimde sığındığım gizli yerler vardı. Rumeli Hisarı’nın dibinde, Aşiyan kapısının tam karşısına geçerdim. Oradaki bir kavu­ğun üzerinde saatlerce okur ve yazardım. Bunlar bir biri­kim oluşturdu. Köklü bir kül­türün parçası olduğunuzu idrak edince önünüze soru­lar geliyor. “Medeniyetler mi şehirleri doğurmuştur, şehir­ler mi medeniyetleri doğur­muştur?” sorusu çok tartışılır mesela. Ben ikisinin de oldu­ğunu göstermeye çalıştım. Medeniyet kuran şehirler var. Roma, Medine ve kısmen Atina gibi... Medine şehri Hz. Pey­gamber tarafından dönüştürü­lüp kurulduğunda İslam medeniyeti doğdu. Sonrasında her İslam şehri Medine’ye ben­zedi. Eksen şehirler oluştu. Bir de medeniyetin kurduğu şehirler var. Bağdat, Abbasi Halifesi tara­fından fermanla kuruldu. Göçle ya da kültürel etkileşimle aktarı­lan şehirler var. Buhara, Konya, Üsküp 3 ayrı şehir ama sokak­larına girdiğinizde aynı şeyi hissediyorsunuz. Medeniyet tarafından tasfiye edilen şehirler var. İskender çok sayıda şehir kuruyor ama Persapolis’i yıkıyor. Hayali şehir haline dönüşen şehirler de var. Sela­nik, Cordoba gibi... Marakeş, medeniyetin coğrafyayla bütünleştiği yerdir. Timbuktu’ya gittiğimde Büyük Sahra’nın ortasındaki o şehrin Marakeş’le nasıl bir hat oluşturduğunu gördüm. Jeokültürel Kuşaklar üzerinde şehirleri anlattığım yerler de oldu. Şehri keşfeden kendini de keşfeder...

Kitapta sıklıkla “Ben idraki” kavramından söz ediyorsunuz...

Ben idraki benim doktora tezimden itibaren siyasal ve tarihi bilinci oluşturan temel idrak olarak geliştirdiğim bir kavramdır. Kastettiğim insanın varoluşuyla ilgili idrakinin bir medeniyet formuna dönüşmesi. Mesela neden Roma ve Medine iki idrakin ürünü? Biri neden görkemli ve insanı ezen bir haşmetken, diğeri mütevazı ama tevazünün içinde görkeme sahip? İnsanoğlunun hayata bakışıyla şehirlerin oluşumu arasında bir irtibat var. Elhamra’da o güzel sarayın her bir köşesinde niye “La galibe illallah” ifadesi yerleştirilmiştir? Bu bir idraktir. “Allah’tan başka galip yoktur”. Yani “Sakın ola ki bu sarayda bu görkemin sana ait olduğunu zannetme” diyor. İşte bu bir idraktir. Ben idraki dediğimde insanın varoluşuyla ilgili idrakinden söz ediyorum.

Medeniyetlerin ‘ben idraki’nden kastım da medeniyet kurucu o idrakin oluşumudur. Mekke’den Medine’ye giden insanlar çok eğitim almış, büyük tarihi tecrübelerden geçmiş değildi. Sıradan insanlardı ama öyle bir idraki taşıyorlardı ki önce Medine’yi kurdular. Sonra Medine’yi örnek alan Kaşgar’dan Kurtuba’ya kadar bütün şehirlerin idrakini dokudular. Ya da Makedonya’dan İskender’le yola çıkanlar Pers medeniyetinden daha az birikime sahiptiler. Ama öyle bir serüven yaşadılar ki bugün bile adı İskender’le anılan şehirleri tespih tanesi gibi dizdiler. Bu bizim için de geçerliydi. Konya’da doğduğum için orayı ruhumun parçası olarak görürüm. Buhara’da ya da Saraybosna’da da Konya’nın havasını alırım. İşte bütün bu görünenin arkasındaki idrak ne? Bütün akademik çalışmalarımda bunu sorguladım. Bu da beni “medeniyetlerin ben idraki” çalışmasına götürdü. Kendinizi nasıl idrak ettiğiniz ile dışarıda şehri nasıl inşa edeceğiniz arasında bir ilişki var...

‘BAŞBAKANLIĞIM DÖNEMİNDE İSTANBUL’DAKİ YAPILAŞMAYA HEP ELEŞTİREL YAKLAŞTIM’

Yurtdışında ilk gittiğiniz şehir Londra’ymış. Ne hissetmiştiniz?

Romanlardan ve İstanbul Lisesi’nde okuduğum Batı klasiklerinden dolayı Batı kültürüne aşinalığım vardı. Londra ilk göz ağrım olarak beni hâlâ etkiler. Piccadilly Circus’u Taksim Meydanı’yla karşılaştırırım. Londra İstanbul’a göre daha mekanik, daha düzenlidir ama İstanbul kadar insanı kuşatmaz. Çocukluğum Fatih, Fener ve Balat’ta geçti. Kilise, havra, camii bir aradaydı. Asırlardan beri oraya gelen rüzgarın kültür ahengini hissederdim. Londra bana çok tek tip geldi. Bir şehrin, şehir sınavından geçmesi için 1000 yılı devirmesi lazım. Londra, İstanbul’a göre çok yeni bir şehir.

Ama 1830’lardan beri açık olan bir şemsiye dükkânını görünce etkilenmiş, İstanbul’un tarumar edilen şehir geleneği için hüzünlenmiştim diyorsunuz...

Kökleri yeni olan ama geleneği koruyan Londra ile kökleri derin olan ama geleneği tasfiye ederek büyümeye çalışan İstanbul arasındaki zıtlık bana ızdırap vermişti.

Peki, İstanbul’un bu tarumarından kimler sorumlu?

İstanbul’da geçmişten bu yana kadim bir şehir geleneği var. Fatih Sultan Mehmet’ten itibaren başlayan, özellikle Mimar Sinan’la şekillenen kadim bir mimarisi var. 19 yüzyıl’da akslara doğru yayılmaya başladı ama o dönem de belli bir uyum içinde gelişti. Ne var ki İstanbul’un modernite ile karşılaşması esnasında modern bir şehir yaratmak adına köklü şehrimize hoyratça davrandık. Bu tek bir dönemde olmadı. Cumhuriyetin ilk yıllarında vakıf eserlerinin depolara, ahırlara koyulmasından başlayan, yüzlerce caminin, sebilin, medresenin, külliyenin başka amaçlarla kullanılıp, tahrip edildiği bir dönem var. Modernite adına Vatan ve Millet caddelerinin açılması esnasında kaybettiğimiz eserler var. İstanbul gibi organik bir şehri Paris gibi mekanik bir şehre dönüştürmeye çalıştığınızda organik hayat yok oluyor. Şimdi ise İstanbul, moderniteden küreselleşmeye geçme aşamasında. Köklü ve kadim tarihe sahip olan, moderniteyle yüzleşmiş ve tahribatını görmüş olan, küresel bir şehir olma iddiası taşıyan yegane şehir İstanbul’dur. Bu üçünün aynı anda gerçekleşmesi İstanbul için çok ağır bir yük. Başbakanlığım döneminde hemen hemen her konuşmamda, bizim dönem de dahil olmak üzere İstanbul’un tarihi dokusunun tarumar edilmesine isyan ettim. Başbakan olarak bu konuda toplumsal duyarlılık oluşturmaya çalıştım. Önüme gelen her projede belediye başkanlarına İstanbul’un ne kadar korunduğunu sordum. Özellikle “Tarihi İstanbul’da, Eyüp, Üsküdar ve Galata’da tek bir taş oynayacaksa haberimiz olacak” dedim. Yeni teknolojiler aldatıcı olabiliyor. Animasyon ile bir proje getiriyorlar ama o hayal dünyasının tarihi dokuya oturtulması esnasında doğabilecek faciayı düşünmüyorlar. İktidarımızın ilk yıllarında Haydarpaşa’ya yedi gökdelen projesi getirdiler. Güya İstanbul’un yedi tepesiyle anoloji kuruyor. O projeye karşı çıkmıştım. Mimari olarak yaratıcı gelebilir ama Marmara’dan ya da Karadeniz’den tarihi yarımadaya gelirken Süleymaniye’yi, Ayasofya’yı o tarihi silüeti ezen her şey İstanbul’a zulümdür. İstanbul küreselleşmeyi tarihi dokuya zarar vermeyecek bir hattın dışında gerçekleştirmelidir. Ben hep bunu savundum. Maslak bile bana şehre çok yakın gelmişti. İstanbul’un gerek Kocaeli gerekse Tekirdağ hattında gelişebileceği alanlar vardı. Bunu yapmak yerine şehrin yakınında tarihi dokuya hançer gibi saplanan Gök Kafes, 16-9 gibi projeler yapıldı. Tek başına ele alındığında fonksiyonel ve faydalı görünen bu projeler o topografyanın içinde zulme dönüşüyor. Başbakanlığım döneminde bu konuya hep eleştirel yaklaştım. İstanbul çok hızlı gelişen bir şehir. Bu şehrin ihtiyaçlarına cevap verirken ama dokusunu kaybetmesine izin vermemenin yolunu bulmalıyız.

Diyarbakır demişken ‘Sur’u Toledo yapacğız” sözünüz tartışma yaratmıştı...

O sözüm istismar edildi. Toledo’nın aslı Endülüs şehridir. Toledo’nun özel dokusunu korumak için kanun bile çıkarıldı. Sur’un da Toledo gibi korunmasını kast etmiştim. Tarih bilgisi olmayan, Toledo’yu sadece faşist dönemle bilenler sözlerimi yanlış yere çektiler.

Haberlerimize Google News'de abone olun! Abone ol
''Tarihi İpek Yolu'nun yeniden canlanacağına inanıyorum''
''Tarihi İpek Yolu'nun yeniden canlanacağına inanıyorum''
Hocalı katliamı Azerbaycan’a karşı olduğu gibi bize karşı da işlenmiş bir insanlık suçudur- Mustafa Şentop  (ÖZEL)
Hocalı katliamı Azerbaycan’a karşı olduğu gibi bize karşı da işlenmiş bir insanlık suçudur- Mustafa Şentop (ÖZEL)
Şenocak: “Türk Konseyi önümüzdeki dönem daha da güçlendirilerek Dünya’da önemli bir güç merkezi haline gelecektir”
Şenocak: “Türk Konseyi önümüzdeki dönem daha da güçlendirilerek Dünya’da önemli bir güç merkezi haline gelecektir”
Loading Bars
Son Haberler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan'da resmi törenle karşılandı
THY Sudan'daki seferlerini iptal etti
Rus basınından 10 ülkenin büyükelçinin geri adımı yorumu: Erdoğan'ın karşısında dize geldiler
Kırgızistan Türkiye'den SİHA satın aldığını açıkladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Musa Eroğlu'na taziye
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'kadına şiddete sıfır tolerans' mesajı: Yıllardır topyekûn bir mücadele içindeyiz
Türk İHA’larından PKK işgalindeki bölgelerde yoğun faaliyet
Rüzgarın gücünü hissedeceğiz
Kabine toplanıyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan önemli kararları açıklayacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'ye yatırım yapan kazanmaya devam edecektir
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 10 büyükelçiye Kavala tepkisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimse görevini yapanların kılına dokunamaz
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İletişim meselesini başkalarına havale edemeyiz
İletişim Başkanı Altun: Karşımızda bir yalan endüstrisi var
Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Milli Görüş Sempozyumu'nda konuştu
Barış Pınarı bölgesinde 3 terörist etkisiz hale getirildi
Afrika ile ticaret hacim 25 milyar doları aştı: El ele kalkınma modeli
Soros ne ise Kavala odur
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BAYKAR tesislerine taziye ziyareti
Cumhurbaşkanı Erdoğan 1. Su Şurası'nda konuştu: Artık zorunluluk haline geldi ;
7 kritik anlaşma
TRT World Forum 2021’de dünyanın yeni güç haritası masaya yatırıldı
TRT World Forum 2021 “Türkiye’de üretilen içerik dünyaya yayılıyor”
Fuat Oktay: Enflasyonu tek haneye düşüreceğiz
Bakan Çavuşoğlu Güney Kore'ye gidiyor
Son dakika! Ankara'da Maden Tetkik ve Arama (MTA) Yerleşkesinde korkutan patlama
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Afrika'da FETÖ mesajı: Beladan bu ülkelerin de kurtulmasını istiyoruz
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun: Küresel sorunlar, küresel çözümler gerektiriyor
Afganistan’daki son Yahudi İstanbul’da
Altun: Krizlere karşı iş birliğinde Türkiye örnek teşkil etmeyi amaçlıyor
Albayrak Grubu'nun sağladığı teşviklerden üreticiler memnun: Hedef 550 bin ton pancardan 82 bin ton şeker üretimi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan dünyaya reform çağrısı
Bakan Muş 'Cumhuriyet tarihinde ilk' diyerek duyurdu: Türkiye'nin dünya ihracatından aldığı pay ilk kez yüzde 1'in üzerine çıktı
AK Parti'den büyükelçilerin 'Osman Kavala' çağrısına tepki: Yanlış beyanatları en güçlü şekilde reddediyoruz
Erdoğan’dan sömürge düzenine tepki: Korktukça zulüm Afrika’yı sarar
Afrika’yla daha fazla ticaret
Aliya İzzetbegoviç savaşta, siyasette, hayatın her alanında ve en zor şartlarda dahi insan olmanın,vicdanın ve ahlakın timsali olmuştu - Yalçın Topçu
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 2021'i yüzde dokuzluk büyüme ile tamamlamayı öngörüyoruz
Motorine 23 kuruş zam
Cumhurbaşkanı Erdoğan Angola'da: 7 alanda anlaşma imzaladık
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Bayraktar için taziye mesajları
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Bakan Bilgin'i kabul etti
Karadeniz'den sonra sıra Akdeniz'de: Altı ayrı sahada petrol aranacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan imzaladı: 109 ton altın için yeni adım
Cumhurbaşkanı Erdoğan Angola'da: Resmi törenle karşılandı
Akkuyu NGS yalnızca inşaat sürecinde Türkiye ekonomisine 6 milyar liralık katkı sunacak
Bir günde bir yıllık ihracat
Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na tepki: Vesayet günleri geride kaldı
Ahmed Cevad Ahundzade
Merkel'in veda ziyareti: Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Almanya Başbakanı Merkel'den önemli açıklamalar
Bakan Muş açıkladı: Bir günde 1,5 milyar dolarlık ihracat yapıldı
Erdoğan-Merkel görüşmesi başladı
Yunanistan'a kaçmaya çalışan FETÖ mensupları yakalandı
Bakan Akar, Polonyalı mevkidaşı ile görüştü
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu: “Bilim alanındaki gelişmeleri önemsiyorum”
Taliban heyetiyle görüşme sonrası Bakan Çavuşoğlu'ndan ilk açıklama: Beklentimiz güvenlik
Sürpriz görüşme: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Temel Karamollaoğlu bir araya gelecek
Dünyanın önde gelen teknoloji şirketi rotasını Türkiye’ye çevirdi
Türk SİHA'sına bir talip daha: Fas, Cezayir ve Ruanda'nın ardından Nijerya da sıraya girdi
Türkiye ve Avrupa’ya ihraç ettiği doğalgazı 16 milyar metreküpe çıkaracak
TUSAŞ'ın kuracağı tesis Türkiye'de bir ilk olacak
Savunma Sanayi Başkanı Demir: Katmanlı hava savunma sistemimizi her geçen gün daha da güçlendiriyoruz
Savunma Sanayi Başkanı Demir İKA ACROB'un detaylarını açıkladı
Bakan Çavuşoğlu Alman mevkidaşı ile görüştü
Bakan Akar: Gereken ne varsa zamanı gelince yapılacak
Erdoğan Ankara'nın başkent oluşunun yıl dönümünü kutladı
Türk dünyasının kahramanı, münevveri ve mücahidi Şehit Ahmed Cevad, dünya durdukça her daim rahmetle, minnetle, saygı ve şükranla anılacaktır
Cumhurbaşkanı Erdoğan Endonezya Dışişleri Bakanını kabul etti
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay Boğaziçi'nde rektörün makam aracının üzerine çıkan vandala tepki: Öğrenci olamaz
Bakan Dönmez'den doğal gaz açıklaması: Fiyat artışı olacak mı?
Bakan Pakdemirli: 'Yanan alanlar tekrar ağaçlandırılır ve başka amaçla kullanılmaz' nokta!
Türkiye ile Endonezya aşı sertifikalarını karşılıklı tanıyacak
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın'dan Türkiye'nin F-16 teklifiyle ilgili açıklama: Alternatif olarak değerlendirilebilir
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye yeni bir göç yükünü kaldıramaz
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'ndan dikkat çeken Afganistan açıklaması: Kabil'e gitmeyi planlıyoruz
Yunanistan'a kaçmaya çalışan 11 terörist yakalandı
Devlet Bahçeli: Sorulacak hesabımız büyüktür
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan mesleki eğitime iki yeni müjde
Fahrettin Altun'dan 'siyasi cinayetler olacak' iddialarına yanıt: Korku iklimi oluşturmaya çalışıyorlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Suriye'de en kısa sürede gereken adımları atacağız
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan iklim değişikliği mesajı
AK Parti Sözcüsü Çelik: 'Siyasi cinayet' spekülasyonları ilkesiz ve utanç verici
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Rus mevkidaşı Lavrov ile görüştü
TÜMOSAN geliştirdi: Yüzde 100 yerli ve milli Pusat Konya Bilim Festivalinde sergileniyor
Ruanda Türkiye’den SİHA almak istiyor
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi bugün toplanacak
Fırat Kalkanı Bölgesinde terör saldırısı: 2 şehit
Cumhurbaşkanı Erdoğan Adana'da gençlerle bir araya geldi: Bizimki TEKNOFEST kuşağı
Afrika çıkarması
Bahçeli'den Boğaziçi açıklaması: Öğrenci değil provokatörler
Bakan Çavuşoğlu'ndan Biden'a sert tepki: ABD Türkiye'yi suçlamak yerine kendi yanlış politikalarından vazgeçsin
Irak'ın kuzeyinde 3 terörist etkisiz hale getirildi
Bakan Dönmez: Cumhurbaşkanı Erdoğan Nijerya yolcusu
AKINCI'nın gözünden Bayraktar TB2: İstanbul kanatlarımın altında
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan milli elektrikli lokomotif müjdesi
Bakan Akar'dan Yunanistan'a: Türkiye'ye karşı üstünlük sağlayamazsınız
Dışişleri'nden İsrail'e kınama
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’yi kabul etti
Türkiye'den F-16 adımı: ABD'ye teklif mektubu iletildi
7 EKİM IRAK TÜRKMEN MİLLÎ BAYRAMI KUTLU OLSUN
Tüm haberler