...

Bakan Alaboyun ‘‘ Trans-Hazar doğalgaz boru hattı Türkçe konuşan kardeş ülkelerin birbirine bağlanması için önemli bir edinim olacaktır.’’ (Özel Haber)

Yorum Materials 22 Ekim 2015 12:11
Bakan Alaboyun ‘‘ Trans-Hazar doğalgaz boru hattı Türkçe konuşan kardeş ülkelerin birbirine bağlanması için önemli bir edinim olacaktır.’’ (Özel Haber)
Bakan Alaboyun ‘‘ Trans-Hazar doğalgaz boru hattı Türkçe konuşan kardeş ülkelerin birbirine bağlanması için önemli bir edinim olacaktır.’’ (Özel Haber)

Читайте Trend в

Azerbaycan/Bakü/Trend/-Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, Trend Haber Ajansı'na özel yaptığı yazılı röportajda Türkiye'nin güncel enerji durumuna ilişkin bilgiler verdi. Türkiye'nin Rusya dışında doğalgaz temini alternatiflerine değinen Bakan Alaboyun, ''Türk akımı'', TANAP ve Trans-Hazar doğal projelerinin geleceğine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Trend Haber Ajansı: Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı son açıklamalarında, Türkiye'nin doğalgazı konusunda Rusya'ya bağımlı olmadığını, doğalgazın diğer ülkelerden de temin edilebileceğini açıkladı. Bu görüş itibari ile Türkiye'nin diğer ülkelere yönelmesi ne kadar olanaklı?

Ali Rıza Alaboyun: Bilindiği gibi, Rusya ve Türkiye arasındaki doğal gaz ilişkileri 1984 ve 1997 yıllarında imzalanan hükümetlerarası anlaşmalar kapsamında imzalanan uzun süreli doğal gaz alım satım anlaşmalarıyla sürdürülmektedir. 14 Şubat 1986 tarihinde imzalanan yıllık 6 milyar m3 'lük ilk anlaşma ile Ukrayna-Romanya-Bulgaristan üzerinden gelen Batı Hattı'ndan Haziran 1987'de başlayan doğal gaz alımı, bilahare ikinci Batı Hattı Anlaşması ve Mavi Akım Anlaşması ile toplam yıllık 30 milyar m3'e ulaşmıştır. Rusya ile doğal gaz ticaretimizin başladığı Haziran 1987 tarihinden 2015 yılı Eylül ayı sonuna kadar geçen yaklaşık 28 yıllık sürede Türkiye Rusya'dan toplam yaklaşık 315 milyar m3 doğal gaz alımı gerçekleştirmiştir. Halen Rusya'dan doğal gaz alımının 10 milyar m3'lük kısmı özel sektör tarafından, 20 milyar m3'lük kısmı da BOTAŞ tarafından gerçekleştirilmektedir.

Rusya halihazırda dünyadaki en büyük doğal gaz ihracatçısı ülke konumunda olup bugün Avrupa ülkeleri de doğal gaz ihtiyacının önemli bir bölümünü Rusya'dan karşılamaktadırlar. Uzun dönemli doğal gaz alım satım anlaşmaları ticari anlaşmalar olup bu anlaşmalara taraf satıcıların bu anlaşmalar kapsamındaki teslimat yükümlülüklerini yerine getirmeleri doğal gaz pazarındaki güvenilirlikleri ve prestijleri açısından büyük önem arz etmektedir. Nitekim geçmiş 28 yıllık dönemde de Türkiye Rusya için güvenilir ve önemli pazar, Rusya da Türkiye için güvenilir bir kaynak olmuştur. Türkiye satın aldığı doğalgaz miktarı olarak Rusya'nın Almanya'dan sonra 2. büyük müşterisidir. Mevcut anlaşmaların süresi itibarıyla da Batı Hattı Anlaşması'nın süresi 2021, Mavi Akım Anlaşması'nın süresi 2025 yılı sonuna kadar olup, bu süre içerisinde satıcı ve alıcı tarafların birbirlerine karşı önemli ticari ve mali yükümlülükleri bulunmaktadır. Rusya Federasyonu'nun yanı sıra uzun dönemli anlaşmalar kapsamında İran ve Azerbaycan'dan boru hatları vasıtasıyla, Nijerya ile Cezayir'den ve ayrıca spot piyasadan ülkemize sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedariki de yapılmaktadır.

Enerji tedariki ve enerji arz güvenliği her ülke için en önemli ve stratejik hususların başında gelmektedir. Bu nedenle finansta riskin dağıtılması açısından "yumurtaların bir sepete konulmaması" gerçeği enerji sektörü için de geçerli bir husustur. Bu kapsamda, ülkemizin artan doğal gaz talebinin karşılanması, serbest piyasa şartlarında gazın gaz ile rekabet ettiği bir enerji merkezi olma ve arz güvenliğinin sağlanmasını teminen farklı kaynaklardan doğalgaz tedariği; yani kaynak çeşitliliği bir gerekliliktir. Bizim de stratejik hedeflerimiz arasında yer alan bu hususlarda başlatılan çalışmalarımız kesintisiz sürdürülmektedir.

Dünyadaki doğalgaz rezerv haritasına bakıldığı zaman Türkiye jeopolitik konumuyla doğusu ve güneyinde zengin doğalgaz rezervlerine sahip arz kaynakları ile batısındaki tüketim pazarının ortasında stratejik bir öneme sahiptir. Bu kapsamda Azerbaycan, Türkmenistan, Irak ve Doğu Akdeniz gibi büyük doğalgaz rezervleri, ülkemiz için ilave arz kaynağı konumundadırlar. Nitekim söz konusu arz kaynakları için en cazip pazar Türkiye pazarıdır.

Malumunuz olduğu üzere dost ve kardeş ülke Azerbaycan ile Türkiye'nin enerji alanındaki işbirliği yeni projelerle gün geçtikçe ilerlemektedir. Azerbaycan Şah Deniz Faz-1 sahasından halihazırda 2007 yılından bu yana yıllık 6.6 milyar m3 doğal gaz ithalatı gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, TANAP projesi kapsamında Şah Deniz Faz-2 sahasından ilave yıllık 6 milyar m3 doğal gaz ithalatının 2018 yılında başlaması öngörülmekte olup, yıllık 10 milyar m3 miktarında doğalgaz da Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına taşınacaktır. Ayrıca büyük doğalgaz rezervlerine sahip Azerbaycan'da diğer sahalardan çıkarılacak doğalgaz için de Türkiye önemli bir pazar konumundadır. Yine, dünyadaki en büyük doğalgaz rezervine sahip ülkelerden biri olan Türkmenistan'dan Türkiye'ye doğalgaz teslimatına ilişkin BOTAŞ ile Türkmenistan Hidrokarbon Kaynaklarının Kullanımında Yetkili Makam arasında halihazırda bir doğalgaz alım satım anlaşması mevcuttur. Türkiye Cumhuriyeti bu anlaşmanın işlerlik kazanması hususunda gerekli görülecek katkıyı yapmaya hazırdır ve Türkmen gazının Türk pazarına geleceğine umutla bakılmaktadır.

Ayrıca, komşumuz Irak'ta yer alan zengin doğalgaz rezervleri ve Doğu Akdeniz bölgesinde yapılan yeni keşifler ile ortaya çıkan doğalgaz için en cazip pazar Türkiye'dir.

Ülkemizde Marmara Ereğlisi ve Aliağa'da iki adet LNG Terminali ulusal iletim sistemimize birer giriş noktası olarak hizmet vermektedir. Bu çerçevede, Cezayir, Nijerya ve spot piyasadan bu terminallere LNG tedarik edilmektedir. Ayrıca Katar ve diğer büyük LNG tedarikçisi kaynaklardan sıvılaştırılmış doğalgaz teminine spot alımlar yapılmakta olup, uzun dönemli anlaşma görüşmelerimiz de devam etmektedir.

Sonuç olarak yukarıda verilen bilgilerden de görüleceği üzere Türkiye, jeopolitik konumu ve doğal gaz arz kaynaklarına yakınlığı nedeniyle cazip bir pazar olmasından dolayı kaynak çeşitliliğini sağlayarak daha fazla doğal gaz kaynağından beslenen bir pazar haline gelmesi imkan dahilindedir.

Trend Haber Ajansı: Türkiye'nin doğalgaz ve Akkuyu Enerji Santrali konusunda Rusya karşısında alternatifleri nedir?

Ali Rıza Alaboyun: Yukarıda da izah ettiğim üzere; mevcut durumda zaten ülkemiz Rusya Federasyonu dışında Azerbaycan, İran, Cezayir ve Nijerya'dan uzun dönemli kontratlarla gaz temin etmektedir. Bunların dışında gerektiğinde spot LNG alımlarımız da gerçekleştirilmektedir. Tüm bunların dışında Türkmenistan ile de, henüz gaz alımı gerçekleşmese de imzalanmış bir anlaşmamız mevcuttur. Türkiye bu açıdan bakıldığında önemli ölçüde doğalgaz kaynak çeşitlendirmesini sağlamış, farklı kaynaklardan doğalgaz alabilmektedir. Tüm bu kaynakların ülke içinde iletimini sağlayan 13.000 km'lik yüksek basınçlı bir iletim sistemimiz mevcuttur. Türkiye içinde bulunduğu bölgede bildiğiniz gibi çok önemli bir jeo-stratejik konuma sahiptir.

Yine belirttiğim üzere, doğalgazgaz aldığımız mevcut kaynaklardan daha fazla tedarik yapma potansiyelinin yanında Irak, Doğu Akdeniz, Türkmenistan gibi farklı kaynaklar da doğalgaz tedariki açısından değerlendirdiğimiz potansiyellerdir. Bu kaynaklarla görüşmeler devam etmekte olup, çok iyi bildiğiniz gibi Azerbaycan Şah Deniz 2 gazını TANAP hattımız ile alacak olmamız mevcut kaynaklardan aldığımız gazın daha da yüksek düzeylere çekilmesine çok önemli bir örnektir.

Ayrıca, Irak ile gaz alımı konusunda önemli çalışmalar yapılmış ve ilerleme kaydedilmiş, yukarıda belirttiğim gibi bir kontratımız da bulunan Türkmenistan'la görüşmeler devam etmektedir. Marmara Ereğlisi ve Aliağa'da yer alan iki LNG terminalimiz üzerinden de dünyada pek çok kaynaktan gaz ithal etme imkânımız mevcuttur.

Ancak, belirtmek isterim ki; Rusya Federasyonu tabii ki çok önemli bir ticaret ortağımız ve en fazla gaz ithal ettiğimiz ülkedir. Bu kaynaktan gaz alımı ile ilgili bugüne kadar herhangi bir sorun yaşanmamış olup bundan sonra da yaşanmasını beklemiyoruz. Yine de arz güvenliğimiz açısından uzun yıllardır kaynak çeşitlendirmesi ile ilgili çalışmalarımız devam etmekte ve görüldüğü gibi meyvelerini de vermektedir. Ülkemiz arz güvenliğini daha da sağlamlaştırmanın yanında bildiğiniz gibi TANAP projesiyle çok önemli bir adımını attığımız, farklı kaynaklardan gazın Avrupa pazarlarına taşınması ve sonuçta bir doğal gaz ticaret merkezi olma hedefimize doğru da emin adımlarla yürümekteyiz.

Sonuç olarak, Rusya Federasyonu ile doğal gaz ticaretimiz sağlıklı bir şekilde devam etmekte. Ancak farklı kaynaklar ülkemiz doğal gaz pazarına kazandırılmıştır. Yeni ve alternatif projelerin geliştirilmesine yönelik çalışmalarımız da tüm hızıyla devam etmektedir.

Trend Haber Ajansı: Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin soğuması ''Türk akımı'' projesine de etkili mi? ''Türk Akımı'' projesi sizce halen etkili mi?

Ali Rıza Alaboyun: Bilindiği gibi ''Türk akımı'' projesi Rusya tarafından gündeme getirilen bir projedir. BOTAŞ ve Gazprom arasında imzalanan bir MOU çerçevesinde teknik değerlendirmeler yapılmış ve Gazprom'un teknik fizibilite çalışması yapabilmesi için gerekli bilgi ve izinler verilmiştir. Hükümetlerarası anlaşma konusu ise seçim sonrası değerlendirilmesi gereken bir husustur. Biz enerji projelerine önemseyen, karşılıklı güven ve faydaya dayalı objektif anlayışta tüm işbirliğine açık ve olumlu yaklaşan bir ülkeyiz. Enerji kaynaklarını savaş sebebi olmaktan çıkarıp tüm insanlığın hizmetine sunulan barış aracı haline getirecek her çalışmayı destekledik bundan sonra da destekleyeceğiz. ''Türk akımı'' projesinin durumunun da önümüzdeki süreçte netlik kazanacağını umuyorum.

Trend Haber Ajansı: Beklenen Trans-Hazar doğalgaz boru hattı projesi, getirileri ne olabilir? Bir çok uzman, projenin sadece enerji çozümü değil, Türkiye'nin Orta Asya'ya (diğer Türk dilli) ülkelere açılışı için büyük hamle olacağını düşünüyor. Bu proje enerji dışında neler vaad ediyor?

Ali Rıza Alaboyun: Yukarıda da sözünü ettiğim gibi Türkmenistan gazının ülkemize taşınması ve satışı için BOTAŞ'ın imzalamış olduğu bir alım satım kontratı mevcuttur. Bunun dışında, Azerbaycan gibi Türkmenistan'ın da bildiğiniz gibi çok önemli gaz rezervleri vardır. Bu potansiyelin Hazar geçişli bir hatla Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Türkiye'ye taşınması alternatifi bildiğiniz gibi çok uzun süredir gündemde olan bir konudur. Trans-Hazar doğal gaz boru hattı yukarıda da değindiğim gibi Türkiye ve Avrupa kaynak çeşitlendirmesi ve arz güvenliği açısından önemli getiriler sağlayacaktır. Alternatif kaynaklarlar içinde de önemli bir yer tutmaktadır.

Türkmenistan dünyanın en büyük 4. doğal gaz ülkesi olup; mevcut durumda Çin'e önemli miktarlarda gaz satmakta, Rusya Federasyonu'na gaz sağlamakta ve Hindistan, Pakistan gibi ülkeler için de proje geliştirmektedir. Bütün bunların yanı sıra, Türkmen gazının Avrupa'ya ulaşmasına imkan sağlayacak Trans-Hazar doğalgaz boru hattı projesi gelecek vaat eden projelerden biridir.

Diğer taraftan bu ticaret tabii ki Türkmenistan için çok önemli bir gelir kaynağıdır ancak gazın Türkiye ve Avrupa gibi oturmuş pazarlara ulaşması Türkmenistan ve bölge ülkelerin refahı açısından çok daha büyük bir açılım olacaktır. Trans-Hazar gibi projeler Türkmenistan ve Azerbaycan gibi önemli hidrokarbon kaynaklarına sahip ve son dönemde çok önemli bir gelişim içinde olan ülkelerin Batı ile entegrasyonuna çok önemli katkıda bulunacaktır. Türkçe konuşan kardeş ülkelerin bu yolla daha da birbirine bağlanması ve karşılıklı gelişimlerine önemli katkıda bulunulması çok önemli bir edinim olacaktır.

Mubabir: Orhan Guluzade
@o_quluzade

Etiketler:
Son Haberler

Son Haberler