Cumhurbaşkanı Erdoğan: Katar istemedikten sonra böyle bir şeyi asla yapmayız

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Katar istemedikten sonra böyle bir şeyi asla yapmayız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Katar'daki üssünü kaldırıp kaldırmama olasılığına ilişkin soru üzerine, "Yani böyle bir şeyi Katar istemedikten sonra böyle bir şeyi biz yapmayız, asla yapmayız." dedi.

Erdoğan, France 24 televizyon kanalına mülakat verdi.

"Bölgesel konulara müsaadenizle o zaman değinelim. Katar’la olan kriz söz konusu olduğunda Suudi Arabistan karşısında siz Katar’ın yanında yer aldınız. Tabii ki Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn de işin içerisindeydi. Mısır bir liste hazırladı 13 taleplik bir liste. Bir çözüm hala mümkün müdür sizce, yoksa bu gerilim daha da tırmanır mı sizce, bir askeri çatışmaya kadar sizce gider mi?" sorusu üzerine Erdoğan, "Öncelikle bir gazeteci olarak, bir medya mensubu olarak ben sizi de bir düşünceye davet ediyorum. Biz bu bölgenin ikinci bir kriz bölgesi olmasını istemiyoruz. Suriye, Irak, zaten burada çok ciddi bir kriz var ve şimdi de Körfez’de böyle bir krizin meydana gelmesini istemiyoruz." ifadesini kullandı.

Şu anda Suudi Arabistan'ın Körfez’in en güçlü ülkesi olduğuna işaret eden Erdoğan, "Ve benim bütün açıklamalarımda, yani Suudi Arabistan Kralından bizim isteğimiz; bu bölgenin büyüğü olarak hem yaşça, hem ekonomik olarak, yani burada bir krizin çıkmasına müsaade etmemesidir, biz hep bunu istedik. Bu 13 maddelik yaptırıma gelince, bu 13 maddelik yaptırımın bir devleti devlet olmaktan çıkarma yaptırımıdır. Katar bir devlettir. Katar Devletini…" diye konuştu.

"Asla kabul edilemez"

"Yani 'kabul edilemez' diyorsunuz?" sorusu üzerine Erdoğan, şöyle devam etti:

"Asla kabul edilemez. Yani burada öyle maddeler var ki bu maddeler tamamıyla; ben seni devlet olarak tanımıyorum, dolayısıyla sen devlet olarak bütün işlevlerinden vazgeçeceksin, bu demektir. Böyle bir şeyi kabul edemeyiz. Kaldı ki, burada mesela Türkiye Katar’la savunma anlaşması yapmıştır 2014’te, bu savunma anlaşmasında Katar’da bir üs kurma olayı var ve Katar’ın bu talebine biz de evet dedik. Ve ben o yıl aynı talebi Suudi Arabistan’a yaptım ve Suudi Arabistan’a da aynı şekilde 'isterseniz Suudi Arabistan’da da bir üs kurabiliriz' dedim. Onlar bana o zaman, 'biz bunu bir değerlendirelim' dediler. Ve biz tabi bu arada Katar’daki bu çalışmalarımıza devam ettik ve şu andaki üs çalışmaları 2014’te başlayan çalışmadır. Şimdi ne diyor? 'Türkiye’nin oradaki üssünü kaldıracaksın' diyor. Şimdi ben şunu söylüyorum…"

Erdoğan, "Peki, bunu yapmaya hazır olur musunuz acaba bir jest olarak?" sorusuna, "Yani böyle bir şeyi Katar istemedikten sonra böyle bir şeyi biz yapmayız, asla yapmayız." yanıtını verdi.

"Katar’la olan anlaşmamıza sadığız"

"Peki, böyle bir ihtimal olabileceğini Katar size iletti mi?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi böyle bir şeyi CENTCOM için niye istemiyorlar? Şimdi orada Amerika’nın da üssü var, Fransa’nın da üssü var, onlar için niye böyle bir şey istenmiyor da Türkiye için isteniyor? Türkiye olarak bir defa biz Katar’la olan anlaşmamıza sadığız ve bunun sonuna kadar sahibiyiz." değerlendirmesinde bulundu.

"Peki, Katar sizden böyle bir talepte bulunursa bunu değerlendirir misiniz bir jest olarak krizin çözülmesine yönelik olarak?" şeklindeki sorusuna Erdoğan, "Yani Katar’ın bizden böyle bir ricası, böyle bir talebi olursa, biz tabii ki istenmediğimiz yerde olmayız." karşılığını verdi.

"Peki, bölge liderleriyle, dünya liderleriyle yaptığınız görüşmelerden sonra kısa süre içerisinde bir çözüm olabileceğine dair bir izlenim edindiniz mi?" sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yani şu anda Batı zaten Körfez’deki ülkelerin bu tavrına destek vermiyor, biz de vermiyoruz, çünkü bu uygulamalar yanlış, böyle bir uygulama olamaz, yani gıdaydı, ilaçtı, giyim-kuşamdı vesaire, bütün bu yaptırımlar olabilecek şeyler değil. Ve Katar’ı adeta bir terör devleti olarak kabul etmek asla mümkün değil. Çünkü Katar, ben 15 yıllık Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı dönemimde Katar’ı hep teröre karşı mücadele veren bir ülke olarak tanıdım. Kimse bize yalan-yanlış bazı şeyleri yutturmasın. Ve Katar’la münasebetleri gerek baba Emirle, yani Sayın Hamad’la, gerekse Sayın Tamim’le olan münasebetlerimizde biz hep müşterek olarak terörle mücadele ettik, asla teröre destek vermedik. Mesela bu konuda Fransa da aynı şekilde Katar’ı tanıyor, yani Katar’ın teröre destek verdiğini kabul etmiyor Fransa da, çünkü Fransa’yla da Katar’ın zaten münasebetleri gayet iyi. Biz biliyorsunuz bir telekonferans yaptık, üçlü görüşme yaptık Sayın Macron, Tamim ve ben, üçlü görüşmede de bu konuları etraflıca ele aldık, bunları konuştuk ve buralarda mutabıkız."

"Peki, iyimser misiniz bir çözüm olabileceğine dair kısa süre içerisinde?" sorusunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ben umutsuz değilim." şeklinde cevapladı.

"Alman makamları bu tür gösterilere fırsat vermemeli"

"Sayın Cumhurbaşkanı, birkaç gün içerisinde G-20 Zirvesi’ne, Hamburg’daki zirveye, Almanya’daki zirveye katılacaksınız. Birtakım konuşmalar tabii tartışmalar oldu, oraya gidişinizle ilgili olarak, Alman makamlarının açıklamalarını hepimiz duyduk, dinledik. Almanya’da yaşayan Türklere hitap etmenizi istemediklerini söylediler, bazı korumalarınızı istemediklerini söylediler. Almanya gerçekten sizi ağırlayacakmış gibi bir intiba uyandırdı mı?" sorusu üzerine Erdoğan, bu yaklaşım tarzlarını uluslararası siyasette özellikle de özgürlükler noktasında ve gelişen, ilerleyen demokrasi noktasında çok çok üzücü bulduğunu söyledi.

Erdoğan, "Zira Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzde 52’yle halkı tarafından seçilmiş bir Cumhurbaşkanının Almanya’daki Türk soydaşlarıyla bir araya gelmesini engelleme, onlarla bir sohbette bulunmasını engellemek, ona fırsat vermemek, Almanya’nın ne kadar özgürlükçü olduğunu göstermesi bakımından çok önemli." diye konuştu.

Sadece onunla da kalmadıklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hele hele Almanya’da başbakanlık önünde açılan bir pankart var ve bu açılan pankartın arkasında bir otomobil, eğer bu otomobili kazanmak istiyorsanız bu diktatörleri öldürün. Kimdir o diktatörler? Erdoğan, Putin ve Suudi Arabistan Kralı Selman. Bunlar orada sergilenirken Alman polisi de orada. Alman polisinin gözleri önünde böyle bir suça teşvik, şiddete teşvik, bu yapılıyor ve buna Alman makamları ne yazık ki ses çıkarmıyor."

Sunucunun "G-20’ye gitme kararınızı tekrar gözden geçirmeyi düşünür müsünüz acaba bu saldırılar nedeniyle, yoksa tüm bunlara rağmen gidecek misiniz?" sorusuna Erdoğan, "Bunlara rağmen ben tabii G-20’ye gideceğim, bu çok çok ayrı bir konu, bunu da tabii G-20’de dile getireceğim, çünkü G-20 bunlar için var. G-20, dünyanın ekonomide yüzde 80’ini temsil eden bir oluşum. Ve hele hele gündeminde terörle mücadelenin de olduğu, mülteci sorunlarının olduğu, böyle bir G-20 öncesinde bu tür kampanyaların Almanya’da yapılıyor olması, gerçekten düşündürücüdür, üzücüdür." yanıtını verdi.

Türkiye’nin Almanya’da 3 milyon vatandaşı bulunduğuna, bunların içerisinde yaklaşık 1,5 milyonunun çifte vatandaş olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Böyle bir konumda. Ve burada Alman makamlarının çok daha dikkatli olması gerekir diye düşünüyorum." dedi.

"Acaba Almanya’yı, Hollanda’yı Nazilere benzer davranışlar sergilemiş olmakla, böyle bir açıklama yaptığınızdan pişman mısınız, belki biraz aşırıya kaçtığınızı düşünüyor musunuz, bir hata olarak değerlendirir misiniz?" sorusunu yanıtlarken Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bundan dolayı hiç pişman değilim, çünkü bu hareket Nazizm’de olan bir harekettir, tamamen faşizmin bir tezahürüdür. Nitekim şu anda yapılan bu hareketi faşizmin dışında neyle izah edebiliriz? Bu ancak faşist yapılarda olan bir harekettir ve faşizandır. Ama böyle bir faşizan yapıya, uygulamaya Alman makamlarının fırsat vermemesi lazım. Teröre nasıl fırsat vermiyorsak, faşist ve Nazi kalıntısı bu tür gösterilere de Alman makamlarının fırsat vermemesi lazım. Eğer buna benzer şeyler benim ülkemde oluyorsa, benim de buna fırsat vermemem gerekir.

Burada faşizm nedir, Nazizm nedir, aslolan budur. Bu uygulamayı kimler yapıyor, aslolan budur. Ha buna karşı yönetimler tedbir alıyor mu-almıyor mu; aslolan budur, benim de söylediğim bu. Ben burada kalkıp da Alman yönetimini faşist bir yönetim olarak nitelendirmiyorum ki, bu uygulamayı yapanları eleştiriyorum, bunları gündeme getiriyorum. Bunlara karşı duranların bunları engellemesi lazım."

"Önce Almanya bunu bir defa masaya yatırsın"

Gazetecinin, "Almanya’daki eleştiri veya genel itibarıyla Avrupa içerisindeki eleştiriler, Avrupa Birliği’yle olan gerilimler, tüm bunları dikkate aldığımızda, geçtiğimiz yılki darbe girişiminden bu yana yaklaşık 1 yıla ulaşan bir süre oldu. O tarihten bu yana Batı Türkiye’de olan biteni aslında bir baskı olarak değerlendiriyor. Çünkü binlerce kişi görevlerinden alındı, binlerce kişi soruşturuluyor, kovuşturuluyor, dolayısıyla Batıda çoğu kişinin gözünde bu yapılan meşru değil, bir cadı avına dönüştüğü düşünülüyor. Ve bu nedenle de Türkiye’nin Avrupa’dan yavaş yavaş, demokrasiden de hakeza yavaş yavaş uzaklaştığı düşünülüyor." ifadeleri üzerine Erdoğan, önce bu konuda Avrupa'nın değerlendirmelerine dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

Doğu Almanya’yla Batı Almanya birleştiği zaman devletin kurumlarında çalışanlardan yaklaşık 500 bin insanın işlerinden olduğunu anımsatan Erdoğan, "Önce Almanya bunu bir defa masaya yatırsın. Buna benzer mesela olağanüstü hal, Fransa’da 10-15 kişi biliyorsunuz terör, böyle bir eylem gerçekleşti ve Fransa olağanüstü hal ilan etti. Ama bizde devlete karşı bir darbe girişiminde bulunuldu. Bu darbe girişiminde kimse kalkıp da 250 vatandaşımızın öldürülmesini gündeme getirmiyor. 2193 vatandaşımın yaralanmasını gündeme getirmiyor. Bunca yerler yakıldı, yıkıldı, bombalandı, devletin kendi F16 uçaklarıyla, helikopterleriyle, tanklarıyla, toplarıyla her yer vuruldu ve kimse bu darbe girişimini gündeme getirmedi. Tam aksine Batı, darbeyi demokrasiye tercih etti. Biz de tam aksine bu darbe girişiminde bulunanları…" diye konuştu.

"Gerçekten darbenin başarıya ulaşmasını isterler miydi sizce, bunu mu istediler?" sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu karşılığı verdi:

"Şimdi sessiz kalmak nedir? Bazıları bunu istiyor girişimi benim halkımda şu anda gerçekleşmiştir, halkım buna böyle bakmıştır. Örneğin burada kınama faaliyetinde bulunanlar bile, yani en erkeni 1 haftayı buldu. Biz isterdik ki o gece kınama faaliyetinde bulunsunlar. Çünkü ne olduysa zaten 24 saat içinde oldu. Eğer 24 saat içerisinde şahsım başta olmak üzere milletim sokaklara dökülmeseydi ve milletimin sokaklara dökülmesiyle her şey 24 saat içerisinde bitmiştir. Bu milletin bir darbe girişimini önlemesi, engellemesi hadisesidir. Bu çok şanlı bir direniştir."

"Batı kılıf uyduruyor"

Gazetecinin, "Peki, daha sonrasında gelen baskılarla ilgili ne söylemek gerekir, çünkü şöyle bir algı var: Sanki darbe girişimi aslında bir bahane olarak kullanıldı. İşte bağımsız, bağımsız sesler, muhalefet üzerinde bir baskı aracına dönüştü gibi bir eleştiri var Batıda." ifadelerini kullanması üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yok, bakın şunları bir defa iyi bilelim: Batı kılıf uyduruyor, Batı kılıf uydurmasın, Batı önce dürüst olsun. Böyle bir darbe girişimine kalkıp da kendilerinde olduğu zaman bizde yargı var derken, bu tür teröristleri ülkesinde saklayan, ülkesinde gezdiren, her türlü desteği onlara verdiren-veren, Batı kılıf uydurmasın. Örneğin, Almanya’ya ben 4500 dosya verdim ve 4500 dosyadan hala bir netice yok. Ve şu anda Almanya ki Alman makamlarının bir kısmı Almanya’ya gelen bu tür teröristlerle ilgili çok ilginç açıklamalar yapıyorlar ve burada bizim haklılığımızı da teyit ediyorlar. Bunlar her an, her fırsatta benim gündeme getireceğim konular olacaktır, çünkü dünyanın bunları bilmesi lazım. Kabul ederler veya etmezler, biz doğruyu her fırsatta, her bulduğumuz yani objektif olayları değerlendirenlere anlatacağız. G-20 de bunlardan bir tanesi olacak."

"Bu bir adalet yürüyüşü değil, bu bir gaflet yürüyüşüdür"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecinin, "Bir adalet yürüyüşü olarak isimlendirilen bir hareket var malumunuz. Ana muhalefet lideri Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara’dan İstanbul’a başlatmış olduğu bir yürüyüş var. Bir milletvekilinin casuslukla suçlanmasından sonra başlatılan bir yürüyüş. Hükümet yetkileri de bu yürüyüşle ilgili eleştirilerde ve açıklamalarda bulundular. Öncelikle bu yürüyüşün sonuna kadar varmasına izin verecek misiniz? Bir de bu sizce barışçıl bir gösteri şekli değil midir, teröristlerle bir saf tutmaktansa barışçıl bir form değil midir?" sorusu üzerine, şunları söyledi:

"Bakın bir defa şunu çok açık net söyleyeyim; Bu bir adalet yürüyüşü değil, bu bir gaflet yürüyüşüdür ve darbe girişiminde bulundukları gece 15 Temmuz’da şu anda sözde adalet yürüyüşü yaptığını söyleyen zat o gece millet yürürken o havalimanından kaçmıştır ve havalimanından kaçarak hemen o çevrede yakındaki Bakırköy de onların Belediyesidir, o Belediyeye gidip Belediye Başkanının evine sığınmıştır. Bunların adalet arayışı diye bir şey yok. Ve yargıya kalkıp da şu anda bu kadar hakaretler yapan bu kişi, bir defa ajan provokatör durumunda olan bir kişiyi savunuyor. Nedir o? İstihbarat teşkilatları bir defa her zaman güvence altındadır, koruma altındadır. Eğer bu koruma altında olan Milli İstihbarat Teşkilatının siz kalkar da önünü keserseniz, İstihbarat Teşkilatı çalışamaz ve İstihbarat Teşkilatının yapmış olduğu bir eylemde işte FETÖ terör örgütüyle bu zat ne yazık ki iş birliği tutmuştur. Oradaki elde edilen ki bunları bir savcı gelip açamaz, böyle bir açma eylemi içine girmiştir, orada bir yanlış yapmıştır ve bu şu anda mahkum edilen kişi ise bu bilgileri almış bir gazeteciye ki Can Dündar denilen kişidir o. O da 5 yıl 10 aya mahkum olmuştur. 5 yıl 10 aya mahkum olan bu kişi tutuksuz yargılanması devam edecek diye kalkmış Türkiye’den kaçmıştır. Nereye kaçmıştır? Almanya’ya."

"Peki, Almanya’da bu tutuksuz yargılanması devam edecek olan kişi kimler tarafından koruma altına alınmıştır?" sorusunu soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Başta o dönemin Cumhurbaşkanı tarafından koruma altına alınmıştır. Bir defa, Türk İstihbaratını karalamaya kimsenin hakkı yoktur ve Türk İstihbaratı elinden geleni yapmıştır ve Türk İstihbaratına gölge düşürme gayreti içinde olanlar da yargının onlar hakkında vermiş olduğu karara herkes saygı duymak zorundadır, kim olursa olsun."

"Bizim güvencemiz altında yürüyorlar"

Gazetecinin "Anladım bu söylediklerinizi. Peki, bu yürüyüşün devam etmesine izin verecek misiniz? Tabi ki onlara katılmadığınızı, aynı görüşte olmadığınızı anlıyorum, ama devam etmesine izin verecek misiniz barışçıl şekilde ilerlediği takdirde?" sorusuna karşılık da Erdoğan, "Zaten şu ana kadar kimin güvencesi altında bunlar yürüyor? Bizim güvencemiz altında yürüyorlar." dedi.

En ufak bir şey olmasına şu ana kadar fırsat vermediklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Herhangi bir olumsuzluk yapmamaları halinde ki şu anda tabi bir defa kamu düzenini bozuyorlar ve bundan dolayı da vatandaş çok şikayetçi. Niye? Trafiği bir defa aksatıyorlar ve zaman zaman bazı yerlerde bakıyorsunuz 2 saat, 3 saat, 4 saat trafik aksıyor ve vatandaş bu yaz sıcağında bunlara karşı tabi tepki gösteriyor. Ama buna rağmen biz bunları koruma altında diyoruz ki 'bak kamu düzenini aksatmadan bunu yapın.' ve bu konuyla ilgili İçişleri Bakanlığımız gerekli olan desteği filan veriyor.

Nitekim şu anda kendileri en son Maltepe’de bir mitingle bunu noktalayacaklarını söylüyorlar. Program bu şekilde biter, orada bunu noktalayacak olurlarsa herhangi bir şey zaten söz konusu değildir. Biz de devlet olarak bu konuda verilen sözü yerine getiririz ama en ufak bir hukuksuzluk olması halinde de gerekli müdahale yapılır."

Kaynak: AA

Erdoğan'dan son dakika patriot açıklaması
Erdoğan'dan son dakika patriot açıklaması
20. yüzyılın en kanlı faciası Hocalı Soykırımı'ndan 28 yıl geçiyor
20. yüzyılın en kanlı faciası Hocalı Soykırımı'ndan 28 yıl geçiyor
Erdoğan dünyaya duyurdu: Biz de ABD'ye yaptırım uygularız
Erdoğan dünyaya duyurdu: Biz de ABD'ye yaptırım uygularız
Loading Bars
Son Haberler
Çin'in Şeffaflık Yoksunluğu Antisinopati Yaratıyor
Şenocak:Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in Türkiye’ye verdiği destek Türk Dünyasında güç birliği için örnek teşkil etmeli
Doğu Akdeniz’de: Güçlü Türkiye, Güçlü Azerbaycan
Muharrem İnce: Haklı mücadelede mi yoksa Cumhurbaşkanlığı adaylığını kazanılmış hakkı olarak gören bir siyasetçi mi?
İyi mi Böyle? : Türk Siyasi Yaşamından Son Esintiler
MİT’in İkinci “Kalesi” İstanbul’da Açıldı
ÇİN’İN SAĞLIK İPEK YOLU STRATEJİSİ, KOVİD-19 VE JACK MA VAKFI’NIN ROLÜ
Çoklu Baro Sistemi Nasıl Getirildi? -Baro Başkanları versus Metin Feyzioğlu-
Çoklu Baro Sistemi Nasıl Getirildi? : Ali Erbaş versus Ankara Barosu -I-
3 vekilin milletvekilliğinin düşürülmesi; olması gereken mi yoksa darbe mi?
Azerbaycan'la vizeler karşılıklı olarak kaldırıldı
Bakan Karaismailoğlu: “Insan sağliği ön planda tutularak, gemilerde yolcu taşımacılığını başlatiyoruz”
THY uçaklarında ikram kapalı kutuda dağıtılacak
İktidarla Yolu Ayrılanlar: Gelecek Partisi
Renault duyurdu! 15 bin kişiyi işten çıkaracak
Deva Partisi: İktidarla Yolları Ayrılanlar..
Fahrettin Altun: Türkiye barışın ve güvenliğin teminatı
Kazakistan’ın ‘giriş kapısına’ TAV imzası
150 bin kişiye bağışıklık testi
Kanada'da Kovid-19'a karşı yeni tedavi umudu
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay corona virüs sonrası normale dönüş planını anlattı
Trump 1915 olayları için bu yıl da 'Büyük Felaket' dedi
Türkiye bu yalan ve iftira kampanyalarına prim vermeyecektir
İstanbul Türkiye’nin 'Vuhan'ı oldu!
THY duyurdu! Dev tahliye operasyonu başlıyor
Avrupa Parlamentosu Türkiye'ye desteğini açıkladı
Son söz Erdoğan'da! 23 Nisan’dan itibaren dört gün süreyle sokağa çıkma yasağı kararı alınacak mı?
Plazma tedavisi umut oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moldovalı mevkidaşıyla görüştü
TBMM Başkanı Mustafa Şentop'dan '23 Nisan' çağrısı
Son dakika! Bakan Akar duyurdu! Üretim başladı
Dışişleri: Yukarı Karabağ bölgesindeki gayrimeşru seçimleri tanımıyoruz
Boris Johnson'ın corona virüs testi pozitif çıktı
Bakan Çavuşoğlu: Yurt dışında 32 vatandaşımız virüsten hayatını kaybetti
Sağlık Bakanlığı'ndan yeni corona virüs kararı!
Türkiye'nin koronayla mücadelesinde sıcak gelişme!
Azerbaycan’da yeni petrol yatağı bulundu
İbrahim Kalın'dan Koronavirüs açıklaması
Ankara’ya inen uçaktakiler corona virüs karantinasına alındı!
Formula 1'de yeni sezon heyecanı başlıyor!
Çin’deki ölümcül salgında son rakamlar şaşırttı
KKTC Sağlık Bakanı açıkladı: Alman turistte corona virüs tespit edildi
Fuat Oktay'dan 'Milli ilaç' vurgusu
Bir İranlı general daha Suriye'de öldürüldü!
Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim'den Türkiye'ye destek
33 askerin şehit edilmesinin ardından İsrail'den flaş açıklama
Yunanistan'da mülteci paniği!
Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara dışındaki tüm programlarını iptal etti
THY, koronavirüs nedeniyle Nahçıvan uçuşlarını durdurdu
Corona virüs bir ülkeye daha sıçradı
Erdoğan'dan son dakika patriot açıklaması
Dışişleri'nden Hocalı mesajı
20. yüzyılın en kanlı faciası Hocalı Soykırımı'ndan 28 yıl geçiyor
Erdoğan: Rusya inkar ediyor! Koronavirüs için önemli açıklama
Ermenistan ordusu Azerbaycan askerini şehit etti
İki depremin vurduğu mahallede sağlam ev kalmadı
Koronavirüsle ilgili peş peşe kötü haberler
Dünya devlerini geride bırakan THY rekora uçacak!
Erdoğan'dan son dakika açıklaması: 'An meselesi!'
İstanbul'da sabaha karşı korkutan yangın!
Türkiye'den Yunan'a sert tepki: Batı Trakya Türk'tür Türk kalacak
Gül:Tercihim parlamenter sistemden yana
Serdar Ünsal, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan’a gereken cevabı vermiştir
Türkiye'nin yüzde 52,4'ü mutlu, yüzde 70'i umutlu
Çanakkale Boğazın'da korkutan görüntü! Ne olduğu daha bilinmiyor
Sağlık Bakanı Koca duyurdu: 8 bin 844 sözleşmeli personeli alıyoruz
14 günlük karantina sona erdi! Sonuçlarında da virüs çıkmadı
Cumhurbaşkanı Erdoğan :Türkiye - Pakistan arasında hakiki bir kardeşlik vardır
Koronavirüs dünyayı sarsıyor
Tüpraş 2019'da 236 milyon dolar yatırım, 29.2 milyon ton satış yaptı
Markette kalp krizi geçiren AK Partili Başkan hayatını kaybetti
'Hayalet Şehir' Kapalı Maraş için tarihi adım
Zorlu Enerji Kazakistan'a şube açıyor
Dolar kritik seviyenin üzerinde
İstanbul'da dev operasyon: 44 gözaltı
SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov: 2019 bizim için yatırımlarımızın sonuçlarını almaya başladığımız bir yıl olarak özel bir öneme sahip (ÖZEL)
“Kapan-5 Gabar Operasyonu” Başlatıldı
Türkiye'den Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a çok sert tepki
35 Türk ve 10 Azerbaycan vatandaşı, Çin'den 'Koca Yusuf'la tahliye edilecek
METRO İSTANBUL SANAYİ VE TİCARET A.Ş açık ihale usulü ile ihale edilecektir
Akdeniz'de en büyüğü 5.4 olmak üzere 11 deprem meydana geldi
Türkiye de alarmda! Koronavirüs ile ilgili korkutan gelişme
Cumhurbaşkanı Aliyev'den, Erdoğan'a başsağlığı mesajı
Diyarbakır belediyesi mali hizmetler müdürlüğü akaryakıt satın alacaktır
Cumhurbaşkanlığı'ndan deprem açıklaması: Yaralar en kısa zamanda sarılacak
THY, Elazığ ve Malatya biletlerini ücretsiz değiştirecek
Ermenistan Azerbaycan cephe hattında ateşkesi ihlal etti
İstanbul'da 6 teknede yangın
Elazığ’da 6,8 büyüklüğünde deprem! AFAD: 20 kişi hayatını kaybetti
Zehra Zümrüt Selçuk, memur emeklilerinin maaş farklarının ödeneceğini duyurdu
Ankara'da peş peşe depremler.. 4.5 ve 3.8'in ardından 3.6'lık deprem
Türkiye'den Yunanistan'a sert mesaj: Bu bir tehdit değil ama...
Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim AKŞAM için yazdı: Bağımsızlığa giden yolda kanlı 20 Ocak olayları
Azerbaycan'da “Kanlı Ocak” olaylarının 30. yıl dönümü anılıyor
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "AB'nin Türkiye'ye yaptığı büyük adaletsizlik"
Erdoğan dünyaya duyurdu: Biz de ABD'ye yaptırım uygularız
Hocalı katliamı Azerbaycan’a karşı olduğu gibi bize karşı da işlenmiş bir insanlık suçudur- Mustafa Şentop (ÖZEL)
Türkiye ve Azerbaycan’ın Enerji Diplomasisindeki Başarı Örneği: TANAP
Şenocak: “Türk Konseyi önümüzdeki dönem daha da güçlendirilerek Dünya’da önemli bir güç merkezi haline gelecektir”
Başkan Erdoğan'ın Bakü ziyaretinden ilk kareler
Tüm haberler