...

Necdet Ünüvar : İnsanlığın Kanayan Yarası–Hocalı

Azerbaycan Materials 25 Şubat 2016 15:20
Necdet Ünüvar : İnsanlığın Kanayan Yarası–Hocalı
Necdet Ünüvar : İnsanlığın Kanayan Yarası–Hocalı

Читайте Trend в

Adana Milletvekili, Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı, Hocalı Katlia'mı ile ilgili mesaj yayımladı:

Türkiye ve Azerbaycan halklarının geçmişi Oğuz Türkleri'nde kesişmektedir. Gerek bu ortak payda gerekse yüzyıllardır süregelen karşılıklı kardeşlik temeline dayanan ilişkilerin bir yansıması olarak bu iki büyük Türk Devleti, Dünya'ya "tek millet, iki devlet" sloganıyla ortak bir pencereden bakmaktadırlar.

Özellikle yakın tarihe baktığımızda iki devlet arasında başta askeri, ekonomik, siyasal ve kültürel alanlar olmak üzere birçok alanda yardımlaşma ve dayanışma örnekleri görmekteyiz.

Yakın tarihimize baktığımızda birlikte çok güzel işlere imza atmanın mutluluğunu yaşarken bir yanda da çok büyük acılara şahit olmanın acısını birlikte hissetmekteyiz. Hocalı kasabasında 26 Şubat 1992 yılında yapılan katliam bunlardan en önemlisidir. Ermenilerin insanlık dışı bir acımasızlıkla Azerbaycanlıları çeşitli işkence yöntemleri kullandıktan sonra katlettiklerini maalesef ki öğrenmiş olduk. Ermeniler o gün, Azerbaycanlı kardeşlerimizin gözlerini oyarak, kafatası derilerini yüzerek, vücutlarının farklı uzuvlarını ve organlarını keserek öldürmüşlerdir. Küçük çocukların gözleri oyulmuş, hamile kadınların karınları yırtılmış ve insanlar diri diri toprağa gömülmüşlerdir. Hatta birçoğunun cesetleri yakılmıştır.

Ermeniler 26 Şubat 1992 tarihinde insanlıktan nasibini almamış bir şekilde masum halkı katletmiştir. Peki neden Hocalı kasabasında böyle bir katliam yaptılar?

Hocalı'da Katliam...

Yukarı Karabağ bölgesinin en önemli tepelerinden birisinde olan Hocalı kasabası Karabağ'daki tek havaalanına sahip olması ve demiryolunun buradan geçmesinden dolayı Ermenistan Kuvvetleri için stratejik askeri bir hedef niteliğindeydi. Hocalı coğrafi olarak da Karabağ dağ silsilesinde Ağdam-Şuşa, Eskeran-Hankendi yollarının üzerinde, Hankendi'nin 10 km güneydoğusunda yer almaktaydı. Hocalı'nın coğrafi ve stratejik konumu Ermeni silahlı birliklerinin buraya saldırması için oldukça uygun bir bölge idi.

1991 yılında Azerbaycan Parlamentosu'nun halktan gelen baskılar karşısında Dağlık Karabağ'ın özerk bölge statüsünü ilga etmesine, Dağlık Karabağ Parlamentosu bir referandum düzenleyerek cevap vermiştir. Çoğunluğu Ermenilerin oluşturduğu bölgede, referandum sonucunda Dağlık Karabağ Parlamentosu bağımsızlığını ilan etmiş, 1992'de Sovyet birlikleri de bölgeden çekilmiştir.

Hocalı 1991 yılının Ekim ayından itibaren ablukaya alınmıştır. Ekim'in 30'unda kara yoluyla ulaşım kapanmış ve tek ulaşım vasıtası helikopter kalmıştı. Hocalı'ya son helikopter 1992 yılı Ocak ayının 28'inde gitmişti. Şuşa şehrinin semalarında sivil helikopterin vurulmasından ve bunun sonucunda 40 kişinin ölümünden sonra bu ulaşım da kesilmişti. Ocak ayının 2'sinden itibaren şehre elektrik verilmemişti. Şubatın ikinci yarısından itibaren Hocalı, Ermeni silahlı birliklerinin ablukasına alınmış ve her gün toplarla, ağır makineli silahlarla bombalanmıştır.

936 km2'lik alana sahip ve 2.605 aileden ibaret 11.356 kişinin yaşadığı Hocalı kasabası 26 Şubat 1992 tarihinde yüzyılın en acımasız katliamına maruz kalmış ve kasaba tamamıyla yok edilmiştir. Hocalı bu katliamın yaşandığı sırada Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin koruması altında değildi ve Sovyet lideri Mihail Gorbaçov'un 25 Temmuz 1990 tarihli kararıyla Azerbaycan'ın bütün bölgelerinde olduğu gibi, Dağlık Karabağ'da sivil halkın elindeki av silahları dâhil olmak üzere tüm silahlar Rus askerleri tarafından toplandığından tamamen savunmasız bir durumdaydı. Tüm bu gelişmeler Hocalı'yı Ermeni silahlı birliklerinin saldırısına müsait duruma getirmişti. Hocalı da dağınık halde elinde hafif silahlar bulunan 150 kişi bulunmaktaydı. Azerbaycan silahlı kuvvetleri Hocalı halkına yardım edemedi, hatta uzun süre cesetlerin alınması bile mümkün olmadı..

Ermenistan Silahlı Kuvvetleri köyü üç yönden kuşatmış, helikopter ve ağır silahların yardımı ile önce köyü bombalamış ve ardından da köye girerek katliam yapmıştır. Ermeniler bu köyü işgal ederek bütün bölge halkına bir mesaj vermek istemekteydiler. Nitekim Azerbaycan Türkleri için ağır bir mesaj vermiş oldular. Hocalı işgal edilerek ve neredeyse tamamen yok edilerek bölgedeki çözülme hızlandırılmış oldu. Ermeniler bu hamleyle aynı zamanda önemli bir stratejik mekânı da işgal ederek askeri açıdan önemli bir başarı elde etmiştir. Ancak insanlık adına tarihin en acımasız katliamı gerçekleştirilmiştir. Diğer taraftan Ermeniler için bu katliam kendilerinin iddia ettiği 1915 yılında yaşananların bir intikamı niteliği de taşımaktaydı.

Hocalı'da Neler Yaşandı?

Ermenistan Silahlı Kuvvetleri 1992 yılının 25 Şubat'ı 26 Şubat'a bağlayan gecesinde bölgedeki 366. Alayın da desteği ile önce giriş ve çıkışını kapadığı Hocalı köyünde sivil, kadın, çocuk, yaşlı ayırımı yapmadan resmi rakamlara göre 613 kişiyi katletmişlerdir. Katledilenlerin 83'ü çocuk, 106'sı kadın ve 70'ten fazlası ise yaşlıydı. Normalde en şiddetli savaşlarda dahi savaş dışında tutulan, dokunulmayan bu kesime Ermeniler yaşlı, kadın ve çocuk demeden acımasız işkenceler yaparak katletmiştir. Bu katliamdan toplam 487 kişi ağır yaralı olarak kurtulmuştur. 1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, kulakları, burunları ve kafaları ile vücutlarının çeşitli uzuvlarının kesildiği görülmüştür. Aynı vahşetten hamile kadınlar ve çocuklar bile nasibini almıştır.

Dünya Hocalı'ya Neden Sessiz?

Karabağ Bölgesi uzun yıllar boyunca farklı Türk toplulukları ve devletlerinin egemenliği altında bulunmuş, 1 Şubat 1828 tarihli Türkmençay Antlaşması ile Rus hâkimiyetine girmiştir. Rus Çarı I. Nikola bölgede yeni bir idari yapı oluşturmak isteği ile 21 Mart 1828 tarihinde Erivan, Nahçıvan, Ordubad bölgelerini Karabağ ile birleştirmiştir. Bu yeni idari yapıya ―Armanskaya Oblast (Ermeni Vilayeti) ismi verilmiştir. Çarlık Rusyası'nın bölge üzerinde askeri stratejik amaçları bulunmaktaydı. Bu amaçları doğrultusunda bu bölgede bir Ermeni devleti kurmak istiyordu. Zira bölge, Müslüman devletlerle çevriliydi ve oluşturulacak bir Hıristiyan devlet, Rusya'nın Akdeniz ve Orta Doğu'ya ulaşabilmesini kolaylaştıracaktı. Bunun yanında Türkiye ile Azerbaycan Türkleri ve diğer Orta Asya Türkleri arasında tampon bir bölge oluşturabilecekti. Bahsi geçen bölge, demografik özellikleri bakımından Rusya'nın bilinçli politikasıyla belirgin bir değişikliğe uğratılmıştır. Rusya, işgal dönemlerinden itibaren bölgedeki Türkleri çeşitli bahane, zorlama ve zulümlerle uzaklaştırırken, diğer taraftan İran ve Türkiye'den bölgeye Ermenileri göç ettirerek, bölgede Ermeni çoğunluğu sağlanmaya çalışmıştır. Çar Hükümeti bu siyaseti ile kendilerine sadık Hıristiyan bir unsur olarak Ermenileri kullanabileceğini hesaplamıştı. 1832 yılına gelindiğinde yaşanan göçler sonucu Ermeni nüfusu Müslüman nüfusa neredeyse eşit konuma gelmiş, bu tarihten yaklaşık 30-40 yıl sonra da çoğunluğu oluşturmuştur. 1992 yılına gelindiğinde ise bölgede tek bir Türk dahi bırakılmamıştır. Kafkasya'da kurulan bu güçlü Rus hâkimiyeti, Bolşevik İhtilalı ile sarsılmış, meydana gelen otorite boşluğu ile Azerbaycan ve Ermenistan bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Karabağ ise Azerbaycan'ın özerk bir bölgesi olarak uluslararası alanda kabul görmüştür. 1920 yılında bu iki ülke Sovyet egemenliği altına girmiş, Karabağ yine Azerbaycan toprağı sayılmıştır. Karabağ'ın Ermenistan toprağı olduğunu savunan Ermeniler, Sovyet Rusya'nın bu kararı sonrası tepkilerini isyanlar çıkartarak göstermişlerdir. İsyanların artması sonucu Rusya'nın kararıyla 7 Temmuz 1923 tarihinde Azerbaycan dâhilinde Dağlık (Yukarı) Karabağ Özerk Bölgesi kurulmuştur. Bu karar iki ülke arasındaki gerginliği bitirmemiş, sadece ertelemiştir. Sovyetler Birliği'nde Gorbaçov döneminde başlayan reform hareketleri, Karabağ Ermenilerinin de 1987-88 yıllarından itibaren kendi kaderini tayin hakkına dayanarak Azerbaycan'dan ayrılma talebinde bulunmalarına yol açmıştır.

Çarlık Rusya'nın Müslüman Türk halkın yerine Ermeni halkını Karabağ bölgesine yerleştirmesindeki amaç bu bölgede Türk birliğini ortadan kaldırmak, Karabağ coğrafyasında istikrarlı bir Türk Devleti yerine sadık bir ermeni devleti kurarak sıcak denizlere açılma ve bölgedeki zengin yer altı kaynaklarının hâkimiyetini ele geçirmektir.

Hocalı'da yer alan havaalanının ve demiryolunun ele geçirilmesi ile ermeniler Karabağ'da yaşayan halkın dünya ile olan bütün ulaşımını ele geçirmiş, kendilerine gelecek yardımların da önüne geçmişlerdir. Böyle bir stratejik öneme haiz Hocalı Kasabasında insanları acımasızca katlederek veya zorla göç ettirerek kurmayı amaçladıkları devlet için oldukça önemli bir adım atmışlardır.

Karabağ bölgesinde kurulacak bir Ermeni Devleti Azerbaycan ile Türkiye arasındaki bağı koparacak ve iki ülkenin yabancılaşmasına sebep olacaktı.

Hocalı'nın gündemde olması, daha önemlisi #HocalıyaAdalet 'in tecelli etmesi sadece geçmişteki acıların depreşmesi değil, gelecekte yaşanabilecek benzeri katliamların önlenmesi adına önemlidir.

Prof. Dr. Necdet ÜNÜVAR
Adana Milletvekili
Türkiye-Azerbaycan Dostluk Grubu Başkanı

Son Haberler

Son Haberler